Defences türkçesi Defences nedir

  • Askeri savunma kaynakları.
  • Savunma.

Defences ingilizcede ne demek, Defences nerede nasıl kullanılır?

Defence advanced research projects agency : İleri savunma araştırma projeleri kurumu. Savunma ileri araştırma projeleri teşkilatı. Savunma bakanlığı ileri araştırma projeleri ajansı.

Defence budget : Savunma bütçesi.

Defence counsel : Sanık avukatları. Savunma vekili. Savunma avukatı.

Defence disposition : Bir bölgenin savunması için kuvvetlerin stratejik olarak yayılması. Savunma düzeni. Savunma formasyonu veya planı.

Defence expenditures : Askeri araç-gereç temini, askeri tesislerin yapımı, bakım, onarımı, sivil savunma gibi ülkenin ulusal güvenıiğini sağlamak amacıyla yapılan her türlü harcama. Savunma harcamaları.

Defence industry : Savunma endüstrisi. Savunma sanayii.

Defence layout : Bir bölgenin savunması için kuvvetlerin stratejik olarak yayılması. Savunma düzeni.

Defence of intoxication : Alkol veya uyuşturucu zehirlenmesi nedeniyle cezai mesuliyetten serbest bıkılma (zehirlenmenin suçlu tarafından önceden kararlaştırılmış olmadığı sürece). Sarhoşluk savunması.

Defence of powerless : Ödeme gücünü tümüyle yitirmiş olması nedeniyle borçluya ödemeden kaçınması için yasa ile verilen hak. Kaçınma hakkı.

 

Defence mechanism : Bir kimsenin hoş olmayan fikirlerden veya dürtülerden kaçındığı ruhsal süreç (psikanaliz). Bir organizmanın kendini koruma reaksiyonu. Savunma mekanizması. Savunma düzeneği.

İngilizce Defences Türkçe anlamı, Defences eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Defences ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Defensive measure : Savunma tedbiri. Savunma önlemi.

Military action : Askeri hareket. Askeri harekat.

Mining : Maden çıkarma. Çıkarma (maden vb). Madencilik. Kendinden çok emin. Mayın döşeme. Madenden çıkararak. Maden kazma. Mayın dökme. Maden işletmeciliği.

Defense : Görevi karşı takımın akıncılarına karşı kaleyi korumak olan oyuncuların kurdukları kat. Savunma katı. Himaye. Savunu. Vikaye. Koruma. Sanık. Defans oyuncusu.

Umbrella : Himaye. Koruyucu. Şümullü. Koruma. Şemsiye. Medüzlerin kasılabilen disk biçimindeki vücutları. şemsiye şeklinde. çiçek saplarının çiçek kümesini taşıyan sapın uç kısmından ve aynı noktadan çıkması ile oluşan çiçek durumu. umbella. Şemsiyelik. Koruyucu güç. Bütünü kapsayan.

Arguments : Görüş. Tartışma. Münakaşa. Kanıt. İşlenen konu. Konu. Parametreler. İddia. Delil.

Argument : Görüş. İddia. Düşünce. Üzerinde konuşma. Bir işlevin bir kesimin oluşturan bağımsız değişken; özellikle üçgenölçüsel işlevlerin açı cinsinden bağımsız değişkenleri. Bilgisayar, fizik, tiyatro alanlarında kullanılır. Değiştirgen. Anlaşmazlık. Bir tiyatro yapıtının baş tarafına yazılan oyun özeti bk. baş özet; inandırıcı söz, sahne.

Advocacies : Tarafgirlik. Aktif destek. Avukatlık. Taraf tutma. Taraftarlık. Müdafaa. Yasal savunma. Tarafını tutma. Fikir savunuculuğu.

 

Chemical defense : Kimyasal savunma.

Defences synonyms : biological warfare defence, hasty defence, bw defence, biological defense, chemical defence, bw defense, deliberate defence, minelaying, biological warfare defense, biodefense, deliberate defense, biodefence, hasty defense, biological defence, defenses, protection, apology, action, air defense, apologia, defence, apologies, defending, stand, backfield, advocating, apologias, advocacy, backfields, advocation.

Defences zıt anlamlı kelimeler, Defences kelime anlamı

Offense : Hücum. Tecavüz. Bkz.offence. Darılmak. Cürüm. Gücenme. İncitme. Suç. Dargınlık. Kalbini kırma.

Offence : Ağır suç. Töhmet. Saldırı. Kırma. Yasaya aykırı davranış. İncinme. Kabahat. Gücenme. İncitme. Kırılma.

Prosecution : Davacı. Yerine getirme. Kovuşturma. Dava. Yeniden kovuşturma. Sürdürme. Adli takibat. Sürdürülme. Devam.