Fibrin stabilizing factor türkçesi Fibrin stabilizing factor nedir

Fibrin stabilizing factor ingilizcede ne demek, Fibrin stabilizing factor nerede nasıl kullanılır?

Fibrin : Lifli protein. Kanın pıhtılaşması için gerekli, trombinin fibrinojen üzerine etkisi sonucu oluşan, sıvı ortamda erimeyen, mide enzimleriyle kolayca sindirilebilen, kanın pıhtılaşmasını sağlayan lifli, albümin cinsi bir protein. Fibrin. Pıhtı teli. Kanda pıhtılaşmadan sonra meydana gelen ve mide enzimleri ile kolayca sindirilebilen ve suda çözünmeyen bir madde. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kanın normal pıhtılaşması sırasında trombinin proteolitik etkisiyle fibrinojenden oluşturulan çözünmeyen bir protein.

Stabilizing : Dengelileşme. Sabitleyen. Dengelemek. Sabitleme. İstikrar sağlayıcı. Stabilize etmek. Dengede tutmak. Sağlamlaştırmak.

Factor : Kalıtımsal özellik taşıyan gen. Çarpan. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kahya. Karmaşık bir yapı içinde örgütlenmiş olan oluşumların temel bileşenleri sayılan ve çeşitli ölçerlerle elde edilen ölçümlerin aralarında bağıntılı olmasını sağladığı tasarlanan ana öğelerden her biri. bk. etken çözümlemesi. Öğe. Alacaklandırıcı. Bir sonucun ortaya çıkmasına yol açanların her biri. birden fazla sayıda aracın bir araya gelerek bir ürünün oluşmasını sağlaması, etmen. Faktör. Katsayı.

 

İngilizce Fibrin stabilizing factor Türkçe anlamı, Fibrin stabilizing factor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fibrin stabilizing factor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Kesimevi. Mezbaha.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Plasma transglutaminase : Plazma transglutaminaz.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Factor xiii : Gevşek fibrin iplikçikler arasında kovalent bağlar kurulmasını sağlayarak fibrini stabil ve sağlam duruma getiren, pıhtılaşma faktörlerinden olan bir plazma proteini, fibrinaz, laki-lorand faktörü, plazma transglutaminaz, fibrin dayanaklaştırıcı faktör. genetik olarak noksanlığı kanama hastalığı yapar. Fibrinaz.

 

Fsf : İnternet'te yazılım kullanımı özgürlüğünü kısıtlama ve mülkiyet haklarının ortadan kalkması ile ilgili kullanım özgürlüğünü destekleme örgütü. Özgür yazılım vakfı.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

Fibrin stabilizing factor synonyms : a c deformity, abdominal distention, abdomen, laki lorand factor, abdominal ovariectomy, a c syndrom, a dna, a band, abaxial, abamectin.