Fibroblast nedir, Fibroblast ne demek

Fibroblast; Veteriner, Zooloji, Biyoloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kollajen ve retikülin ipliklerini, bağ dokunun temel maddesinin biçimsiz kısmını üreten, endoplazmik retikulumdan zengin, genellikle yassı, genç ve etkin bağ doku hücresi, bağ dokunun ana hücresi, desmosit. Osteoblastlara, kondroblastlara ve kollajenoblastlara dönüşebildikleri gibi, tam olarak geliştiklerinde ve daha az etkin hâle geldiklerinde fibrosit olarak adlandırılır.

Kollajenoblast.

Zooloji'deki anlamı:

Bir tip bağ dokusu gözesi.

Biyoloji'deki anlamı:

Bağ dokusunun temel hücresi.

Teknik terim anlamı:

Bağ dokusu hücresi.

Fibroblast hakkında bilgiler

Fibroblast, bağ dokusunun ana hücreleri de denebilir. Yassı uzun ya da ovalimsidirler. Gövde kısımlarından sitoplazmik uzantılar çıkar, çekirdekleri oval olan hücrelerdir. Bağ dokunun ana maddesi olan ve yaraların iyileşmesinde işlevi olan kollajen adlı proteinin yapımından sorumlu hücrelerdendirler. Fibroblastlar, farklı hücre çeşitlerinin öncüllerine (osteoblastlar) dönüşebilirler. Fibrobast lifleri oluşturur. Mast hücresi, heparin ve histamin üretir. Heparin kanın damar içinde pıhtılaşmasını önler.

Fibroblast kısaca anlamı, tanımı

Fibroblast büyüme etkeni : Fibroblâstların çoğalmasını uyaran ve birçok hücre tarafından meydana getirilebilen etken. Fibroblâst büyüme faktörü

 

Fibroblastom : Fibroblastlardan yani bağ doku hücrelerinden kaynaklanan kötücül tümör.

Endoplazmik retikulum : Ökaryotik hücrelerin sitoplazması içinde kompleks, üç boyutlu yapıya sahip zar kanallarının labirentli bir yapı oluşturmasıyla zardan başlayarak çekirdeğe doğru uzanan çift zardan oluşmuş, salgı proteinlerinin, zar proteinlerinin ve lipitlerin sentezlenmesi ve taşınmasıyla görevli olan zarlarının stoplazmaya dönük yüzünün ribozomlarla kaplı veya ribozomsuz olmak üzere iki tipi bulunan hücre içi zar sistemi. (Yun, endon: içinde; plasma: şekil) Ökaryot hücrelerde çekirdeğin dış zarı ile devamlı olan ve içinde devamlı bir aralık, lümen bulunan iç zar sistemi. Salgı proteinlerinin, zar proteinlerinin ve lipitlerin sentezlenmesi ve taşınması ile görevli olan, zarlarının sitoplâzmaya dönük yüzünün ribozomlarla kaplı (granüllü endoplâzmik retikulum, gER, RER) ya da ribozomsuz (granülsüz, agranüler, düz endoplâzmik retikulum, aER, dER, SER) olmak üzere iki tipi bulunan hücre içi zar sistemi.

Kollajenoblast : Fibroblastların farklılaşmasıyla oluşan, kollajen üreten hücre.

Ana hücreler : Metrositler.

Mast hücresi : Bağ dokusunun esas hücrelerinden, metakromasi özelliği gösteren, 20-30 (mikron) kadar çapta, plazma zarında E antikorları bulunan, büyük çekirdekli, sitoplazması bol granüllü, granüllerinde heparin, histamin içeren, alerjik durumlarda faal olan bir hücre. Mastosit, labrosit. Bağ dokusunun esas hücrelerinden metakromasi özelliği gösteren, 20-30 µm çapta, büyük çekirdekli, stoplazması bol granüllü, granüllerinde heparin ve histamin içeren, alerjik durumlarda faal olan bir hücre. Bazofillere benzeyen, IgE için Fc almacı taşıyan, IgE ve antijenle bağlandığında granülleri hücre dışına boşalarak histamin ve lökotrienler gibi birçok mediatörün salınımına neden olan, çok fazla granül içeren, kan damarları çevresinde bulunan doku hücresi. Histamin ve heparin gibi maddeler içeren, büyük granülleri vardır ve bazik boyalarla metakromazi verirler.

 

Kondroblast : Kıkırdak meydana getiren göze. (Yün. chondros: kıkırdak; blastos: tomurcuk) Mezenşim hücrelerinden farklılaşarak oluşan, perikondriyumun iç yüzeyinde bulunan ve kıkırdak dokusunun hücreler arasını sentezleyen, protein ve karbohidrat sentezlediği için her türlü organel bakımından zengin olan ana hücreler. Apozisyonal büyüme sırasında yeni kıkırdak hücrelerini meydana getiren hücre.

Temel madde : Hücreler arası maddesi hücrelere oranla çok fazla olan bağ dokularının ara bağlayıcı maddesi.

Bağ dokusu : Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Kökünü embriyonun mezenşim hücrelerinden alan bu dokunun iki ana tip hücrelerinin (fibroblast, makrofaj) arasını dolduran madde içinde teller ve telcikler bulunur. Bu tel ve telciklerin çeşidine ve çokluğuna göre de çeşitli bağ dokusu tipleri oluşur. Örnek: Gevşek bağ dokusu, sık bağ dokusu, elastik bağ dokusu ve benzerleri Lamina propria. Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Göze sayısı az, göze arası maddesi çok ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek ile görevli olan bir doku tipi. Kökünü mezenşim gözelerinden alır. Göze arası maddesi daima bir takım tel ve telcikler kapsarki bunların yapılarına göre çeşitli bağ dokuları meydana gelir.

Osteoblast : Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini sentezleyen öncü kemik hücresi. Kemikte osteoit adı verilen kireçleşmemiş temel maddeyi salgılayan ve daha sonraları etkinliklerini azaltarak osteositlere dönüştüren yassı, eozinofilik, kemik yapıcı hücre. Kemik meydana getiren göze; özellikle genç kemiklerde bulunur. Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini (glikozaminoglikanlar ve kollagen tip I) sentezleyen kemik hücresi.

Pıhtılaşma : Sıvı durumdan pıhtı durumuna geçme, pıhtılaşmak işi.

Ana hücre : Bölünerek diğer hücre tiplerini veren hücre.

Retikülin : Retiküler telleri meydana getiren yapısal protein.

Retikulum : [Bakınız: börkenek]. Börkenek.

Kollajen : Deri, kıkırdak, kemik, tendon ve ligament gibi bağ ve destek dokunun esas yapısını oluşturan ve üçlü heliks biçiminde fibröz yapıdaki protein. Hücreler arası maddede bulunan, prolin, hidroksiprolin ve glisin amino asitlerinden oluşan, üç polipeptit zincirinin üçlü sarmal biçiminde önce tropokollajen birimlerini bunlarında özel bir dizilişle polarize mikroskopla görülebilen çizgili bir yapı oluşturduğu, deride çeşitli yönlerde, tendonlarda aynı yönde uzanan fibriller biçiminde, bazal laminada tabaka biçiminde bulunabilen, tip I-V gibi gruplandırılan bir cins protein. Yara iyileşmesinde veya dikiş materyali olarak kullanılan, tendolardan elde edilen doğal materyal.

İyileşme : İyileşmek işi.

Fibrosit : Fibroblâsttan gelişen ve aktif olmayan hücre. Fibroblastların olgunlaşmış ve daha az etkin olan biçimi. Daha yassı ve çok az sitoplazma içinde koyu boyanmış, sitoplazmaya uygun ince çekirdekleri bulunur.

Histamin : Mast hücrelerinde sentezlenen, alerjik belirtilere yol açan, merkezi sinir sisteminde nörotransmitter olarak görev yaptığı bilinen, kuvvetli bir damar genişletici madde. Formülü C3H3N2CH2CH2NH2, mol kütlesi 111,1 g , e.n. 83-84 °C olan, çavdar mahmuzundaki histidinden elde edilen, bitki ve hayvan dokularında bulunan, beyaz kristaller halinde bir amin. 1H-imidazol-4-etamin. [Bakınız: imidazoletilamin]. Histidin amino asidinin dekarboksilasyona uğraması neticesinde meydana gelen, mast hücrelerinde sentezlenen, alerjik belirtilere yol açan ve merkezi sinir sisteminde nörotransmitter olarak görev yaptığı bilinen kuvvetli bir damar genişletici madde. Bütün vücut dokularında özellikle mast hücreleri ve kan bazofilleri yüksek konsantrasyonda bulunan, kılcal damarlarda genişlemeye, venüllerde geçirgenlik artmasına ve endotel hücrelerinde kasılmaya, bağırsak ve bronşlar gibi organların düz kaslarında kasılmaya, mide salgısının artmasına, yangıda ve aşırı duyarlılık reaksiyonlarında rol oynayan histidinin dekarboksilayonu sonucu oluşan C5H9N3 kimyasal formüllü bir amin bileşiği.

Öncüller : Bir tasımda yargıya ulaştıran ilk iki önerme.

Çekirdek : Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.

Diğer dillerde Fibroblast anlamı nedir?

İngilizce'de Fibroblast ne demek ? : fibroblast, fibroblâst