Field coil türkçesi Field coil nedir

  • Bobin.
  • Üreteç gövdesi içinde manyetik alanı yaratan durağan sargı.
  • Alan sargısı.
  • Alan bobini.
  • İndüktör sargısı.
  • Uyarıcı sargı.

Field coil ingilizcede ne demek, Field coil nerede nasıl kullanılır?

Field : Bir özdeğin, bir mıknatısın ya da bir elektrik yükü'nün çevresinde uyarılan kendini kuvvet etkisi ile belli eden yönleçsel, doğabilimsel nicelik. Çerçevenin en üst satırından en alt satırına kadar yatay taramanın tümü. Cevaplandırmak. Oyun alanı. Bir araştırma konusu ya da sorununun taşıyıcısı olan ve belli ayrıtları bulunan gözlem birimlerinden oluşmuş araştırma evreni ya da bu evrenin içinde gözlendiği gerçek yaşam bağlamı. Otlak. Saha. Ayaktopu oyununun oynandığı, uzunluğu en az 90, en çok 120, genişliği ise en az 45, en çok 90 m. olan toprak ya da çimle kaplı düz yer. Cevabı yapıştırmak. Arazi.

Coil : Sarılmak. Kangal etmek. Bobin. Kangallanmak. Bukle yapmak. Gebeliği önleyici alet. Kıvırmak. Halatların muhafaza edilmeleri için yapılan istif biçimi. Tutam.

Field ambulance : Savaş alanında yaralı askerleri toplayan askeri ambulans. Sahra ambülansı.

Field and track athletics : Bir koşu parkurunda ve bitişik alanlarda gerçekleştirilen rekabetçi spor müsabakaları (ör. koşma, sıçrama, disk atma, vb.).

 

Field application engineer : Saha mühendisi. Saha uygulama mühendisi. Fae. Bir iş alanında çalışan ve pratik uygulamalar yapan mühendis (teorik çalışmanın zıttı).

Field artillery : Sahra topçusu. Savaş alanında kullanılan ateşli silahlar (bindirilmiş silahlar veya roket lançerleri gibi). Sahra topçu sınıfı. Savaş topçusu. Saha topçusu.

İngilizce Field coil Türkçe anlamı, Field coil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Field coil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reel : Çıkrık. Misinanın sarıldığı bir makarası bulunan kısmen otomatik, kamışlı olta takımı. Yalpalamak. Sersemlemek. Sendelemek. Bozguna uğramak. Dönmek. Bir yandan elektrik aygıtına, öte yandan gövde kordonuyle eldeki savuta bağlı olan ve içindeki kordonu kendiliğinden sarılabilen elektrikli makara. Makara.

Bobbins : Makara. Saçma. Izgara palangaları. Izgaralar arasında bulunan ve askıları hareket ettiren makaralar. Saçmalık.

Convoluting : Sarmak. Sarılmış. Karışık. Sarmal. Helisel. Kıvrılmış. Dürülmüş. Bükülmüş. Durulmuş.

Coil ignition : Bobinli ateşleme. Bobin ateşleme. Endüksiyon bobini. Ateşleme bobin.

Convolute : Kıvrılmış. Karışık. Dürülmüş. Durulmuş. Sarmal. Sarılmış. Sarmak. Helisel. Bükülmüş.

Coil : Kangallanmak. Bukle yapmak. Güçlü bir çekimsel alan oluşturmak için elektrik iletkeninin bir yalıtkan üzerine sarılmasıyla oluşturulan düzen. Sarılmak. Kangal yapmak. Halatların muhafaza edilmeleri için yapılan istif biçimi. Sargı. Dolamak. Gebeliği önleyici alet.

Quills : Tüy kalem. Kuyruk teleği. İçi boş mil. Diken (hayvan). Tüy. Fitilli dikmek. Mızrap. Kirpi oku. Telek.

 

Pirn : Mekik ipliği. Küçük iğ. Çıkrık makarası. Atkı masurası. Olta makarası.

Quilled : Makaraya sarmak. İçi boş mil. Fitilli dikmek. Telek. Kuş kanadının büyük tüyü. Diken (hayvan). Kuyruk teleği. Makara. Kirpi oku.

Roller : Rulman. Vals. Üstüvane. Takla atan güvercin. Sarma çubuğu. Büyük dalga. Baskı silindiri. Merdane. Sahile çarpan dalga. Yuvarlak çubuk.

Field coil synonyms : pulley, bobbin, reels, rollers, quill.