Final demand türkçesi Final demand nedir
- Üretilen mallara, hanehalkları ve devlet tarafından doğrudan doğruya tüketim amacıyla yöneltilen istem.
- İktisat alanında kullanılır.
- Sonul istem.
Final demand ingilizcede ne demek, Final demand nerede nasıl kullanılır?
Final : Son maç. Kesin. Final karşılaşması. Sonuncu. Kusursuz. Kati. Final sınavı. Sonda gelen. Sonlama. Atletizm, bilgisayar, hukuk, eskrim alanlarında kullanılır.
Demand : Bir piyasadaki tüketicilerin bir mal ya da hizmete yönelik satınalma gücüyle desteklenmiş istek, niyet ve davranışları. Talep etmek. Kişinin alıcının mal isteminde bulunması. sataktan mal alımı için yapılan isteklerin tümü. İstem. Talepte bulunmak. Hak iddia etmek. Sormak. Gerektirmek. Bilgisayar, hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Rağbet etmek.
Final account : Kesin hesap. Son sayışım. Bir firmanın senelik nihai resmi hesabı. Son hesap. Kati hesap. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sayışımın bitimi, en son kesin evresi. Mali yıl sonunda o yıl içinde yapılan sonul harcama ve gelirleri saptayıp gösteren hesap. ara hesapları toplayarak yapılan sonul hesap. Nihai hesap.
Final account law : Kesin hesap yasası. Belli bir mali yıla ait bütçe uygulama sonuçlarının ülke meclisleri tarafından denetlenmesiyle kabul edilen ve o bütçe yılında gerçekleşen gelir ve gider tutarını gösteren yasa.
Final act : Kapanış dosyası. Nihai senet. Son senet.
Final agreement : Nihai anlaşma.
İngilizce Final demand Türkçe anlamı, Final demand eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Final demand ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Final demand synonyms : ability to pay approach, a change in demand, abnormal budget, abnormal budget receipts, abolition of forced labour convention, a pass through certificate.

Bu kısımda Final demand kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Final demand ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Final demand anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Final demand ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.