Financial structure türkçesi Financial structure nedir

  • İşletmenin varlıklarını nasıl finanse ettiğini gösteren kısa ve uzun vadeli borçlar, özkaynak gibi kalemlerin yer aldığı bilançodaki yükümlülükler. bir ekonomide mali piyasalar ile kamunun maliye politikalarının özelliklerini gösteren yapı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Mali bünye.
  • Finansal yapı.
  • Mevcut varlıkları ve mevcut yükümlülükleri de içeren yabancı sermaye ve işletme sermayesinin dağıtılması veya bölüştürülmesi.
  • Mali yapı.

Financial structure ingilizcede ne demek, Financial structure nerede nasıl kullanılır?

Financial : İktisadi. Mali. Akçalı. Finansal. Transfer mali transfer. Parasal. Para ve sayca konularına ilişkin özellikler.

Structure : Bina. Düzenlemek. Biçimlendirmek. Yapı. Kuruluş. Yapılandırmak. İnşaat. Duvarlar ya da sütunlar üstüne oturtulmuş bir çatısı bulunan, insanların, hayvanların ve malların barınması ya da başka gereksinmeleri karşılamaları amacıyla yapılmış; bir yapıtasarcılık ürünü. Kayaçların ve onların oluşturdukları katmanlarında yerkabuğu içindeki düzeni, durumu. İçyapı.

Financial account : Sermaye hesabı. Bir ülkedeki yerleşik kişilerin diğer ülkelerdeki yerleşik kişiler ile yapmış oldukları kısa ve uzun dönemli sermaye hareketlerinin yer aldığı ödemeler bilançosu temel hesaplarından biri.

 

Financial accounting : Finansal hesaplama. Finansal muhasebe. Şirket finansal verilerinin dışardaki ajanslar için rapor olarak hazırlanması. Mali muhasebe. Finans sayışımı.

Financial accounts : Mali tablolar. Bilanço. Mali hesaplar. Kar zarar hesabı. Finansal tablolar.

Financial administration : Mali idare.

İngilizce Financial structure Türkçe anlamı, Financial structure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Financial structure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

 

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Financial position : Finansal durum. Genel yöntemlere göre hazırlanmış bir dengelemde görülen varlık ve borçlar. Akçalı durum. Mali durum.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Financial structure synonyms : a change in supply, ability to pay principle, ability rent, a shift in supply, abnormal budget expenditures, a shift in individual demand, a change in demand.