Fistulae türkçesi Fistulae nedir

Fistulae ingilizcede ne demek, Fistulae nerede nasıl kullanılır?

Anal fistula : Anal fistül.

Arteriovenous fistula : Doğuştan veya fiziksel travma, yakın yerleşimli damarları tutan yangısal nekroz, neoplastik infiltrasyon veya arteryel bir anevrizmanın venaya açılması gibi kazanılmış nedenlerle, atardamar ve toplardamar arasında oluşan bağlantı veya kanal. en çok bacaklarda dalgalanma gösteren şişkinlikler biçiminde görülür. Arteryovenöz fistül. Arteryo-venöz fistüller.

Branchial fistula : Embriyonel gelişim sırasında yutak yarıklarının, tek veya iki taraflı olarak kapanmaması ve boyun bölgesinden dışarıya açılmasıyla belirgin, taylarda görülen bir yapılış bozukluğu, boyun fistülü, branşiyal fistül. Branşiyal fistül. Solungaç fistülü.

Esophageal fistula : Yemek borusu fistülü. Yemek borusunun trake, bronşlar, akciğer parenkimi veya az olarak da deriyle olan anormal bağlantısı, özofagus fistülü. Özofagus fistülü.

Esophagorespiratory fistula : Özofagorespiratorik fistül. Yemek borusuyla soluk borusu veya bronşlar arasında oluşan mukozayla döşeli dar lümenli kısa fibröz banttan oluşan normal olmayan kanal. mide genişlemesi ve aspirasyon pnömonisine neden olur.

 

Urethrorectal fistula : Üretrorektal fistül. Erkeklerde idrar kanalının düz bağırsağa açılmasıyla belirgin, kloakanın septum ürorektaleyle rektuma ve sinüs ürogenitalis'e ayrılmasındaki hata sonucu biçimlenen, köpek, domuz ve atlarda rastlanan idrar yolunun yapılış bozukluğu.

Ureterovaginal fistula : Üreterovajinal fistül. İdrar kanalı ve döl yolu arasında fistül biçimlenmesi. ovariohisterektomi operasyonunun bir yan etkisi olarak veya bir yapılış bozukluğu olarak köpeklerde biçimlenir. idrar tutamamayla kendini gösterir.

Rumen fistula : Naylon kese sindirim denemelerinin uygulanması amacıyla işkembeye açılan 4-5 santimetre çapında delik. Rumen fistülü. İşkembe fistülü.

Urethral fistula : Üretra fistülü. Çeşitli nedenlerle yırtılan üretradan idrarın vücut dışına veya içine akması. Üretral fistül.

Rectovaginal fistula : Kloaka konjenita. Daha çok kısraklarda vajinanın üst, rektumun alt duvarının anüs ve vulvanın ön tarafında yırtılması sonucu biçimlenen fistül, anüs vajinalis, kloaka konjenita. Rektovajinal fistül.

İngilizce Fistulae Türkçe anlamı, Fistulae eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fistulae ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fistule : Fistül.

Hot spring : Kaplıca. Sıcak kaynak suyu. Sıcak kaplıca. Çermik. Kaynarca. Ilıca.

Abscess : Yanı. İrin kesesi. Abse. Enfeksiyon boyutu eksik. Doku veya organlarda, onların zararına meydana gelen bir boşluk içerisinde ve etrafı sınırlı yerel irin birikimi veya irin kütlesi, irinli şiş. Apse. Vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateşle kendini gösteren irin birikimi, apse, cerahat kesesi, frunkel, fronkül, frunkul, furonkül, irin kesesi, irin şişi. İrinşiş.

 

Abscessing : Apse. İltahaplı dokuda irin birikmesi süreci. Enfeksiyon boyutu eksik. Abse. İltahaplı dokuda toplanan irin. Yanı.

Fistular : Akarcalı. Fistüle ilişkin. Fistül gibi. Boru şeklinde. Fistüle ait. Dar bir geçit veya deliğe ilişkin (tıp veya medikal terimi). Fistülsel. Boru biçimli. Borulardan oluşmuş.

Gathering : Biriktirme. Cerahat. Kalabalık. Toplanma. Büzgü. Toplama. Apse. İltihap. Toplantı.

Blains : Apseli şişkinlik. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Şiş. Uçuk. Şişlik.

Fistula : Doğuştan veya sonradan oluşan,bir organdandiğerine veya deri yüzeyine uzanan, iki ucu açık, normal dışı tüp benzeri geçiş veya kanal. Fistül. Deri yüzeyi ile vücut boşlukları arasında oluşan anormal kanal. Akınak. İki epitelyal yüzey arasında oluşan anormal kanal.

Hollow : Aç. Oyulmak. Dere. Yalan. Oyuk. Delik. Ağaç kovuğu. Çukur. Sahte. Boşluktan gelen.

Fistulae synonyms : republic of poland, polska, vistula river, fistulas, blain, fistulous, thermal spring, furuncles, boil, furuncle, carbuncle, poland, abscesses, aposteme, carbuncles, bleb.

Fistulae zıt anlamlı kelimeler, Fistulae kelime anlamı

Solid : Bilgisayar, fizik, gitar, kimya alanlarında kullanılır. Dolma. Sıvı olmayan. Sıkı. Katı yiyecek. Ağırlığa dayanıklı. Katı cisim. Katı madde. Atom, yükün ya da moleküllerin, aralarındaki etkileşimlerle oluşturduklarl örütlerde belirli biçim ve oylum kümelerinde toplandıkları, dolayısıyla ancak titreşim yapabildikleri evre. (cam, zift gibi özdekler, görünüş benzerliklerine karşın örüt yapılı olmadıklarından kati durumda sayılmazlar.). Aralıksız.