Fitted türkçesi Fitted nedir

Fitted ile ilgili cümleler

English: The textile factory's windows are fitted with iron bars so when a fire broke out inside the factory, most of the workers died.
Turkish: Tekstil fabrikasının pencereleri demir çubuklarla donatılmış bu yüzden fabrikada yangın çıktığında işçilerden çoğu öldü.

English: Ali is fitted to become a businessman.
Turkish: Ali bir iş adamı olmak için uygundur.

Fitted ingilizcede ne demek, Fitted nerede nasıl kullanılır?

Fitted carpet : Duvardan duvara halı.

Fitted coat : Ismarlama pardösü.

Fitted kitchen : Hazır mutfak.

Fitted out : Elbiselerini karşılamak. Elbiselerini giymek. Gerekli ekipmanlarla donatmak. Donatılmış. Gerekli malzemeler ve ihtiyaç maddeleri ile desteklemek.

Fitted sheet : Lastikli çarşaf.

Outfitted : Malzeme sağlamak. Takım donatısı. Teçhiz etmek. Ekip. Takım. Donatı. Teçhizat. Donatmak. Donatım. Donatma.

Fitted up : İyi donanımlı. İyi donatılmış.

Retrofitted : Teknoloji bakımından yenilenmiş.

Benefitted : Yararlanmak. Menfaat. Yararına olmak. Çıkar. Fayda. Yaramak. Faydası olmak. Yarar. Fayda göstermek. Yararı dokunmak.

Ill fitted : Yakışmayan. Uygun veya münasip olmayan.

 

İngilizce Fitted Türkçe anlamı, Fitted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fitted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Condign : Hak edilmiş. Layık olunan. Müstahak. Hak.

Adherents : Yapışık. Taraftar. Yandaş. Destekleyen. Bağlı olan. Yapışan. Yapışkan.

Agreeable to : Mutabık. -e uygun. Anlaşmaya hazır.

Fastened : Eklenmiş. Güvenceye alınmış. Düğmelenmiş. Fermuarlı. Kapanmış. Sağlam. İliştirilmiş. Birleştirilmiş.

Allegiant : Sadık. Sadık kimse. Vefalı. Güvenilir.

Congruent : Eşleşik. Münasip. Mutabık. Uyumlu. Ahenkli. Uyuşan.

Accommodating : İyiliksever. Değişime açık. Denkleştirici. Uysal. Değişmeye hazır. Yardımcı. Yerleştirme. Yumuşak başlı. Uyumlu.

Bundled : Sarılmış. Bohçalı. Paketlenmiş.

Admissible : Geçerli. Akla uygun. Dinlenebilir. Kabul olunabilir. Onanır. Kabul edilebilir. Dinlenebilir (hukuk terimi). İzin verilebilir. Kabul edilir. Makul.

Positioned : Yerleştirilen. Yerini belirlemek. Koymak. Konumlanmış. Yerleştirmek.

Fitted synonyms : connected, squared, leashed, fixed on, ensconced, aptly, affined, embed with, established, acceptable, denominated, anastomotic, adhered, adjusted, braw, advisable, steadier, bonded, enthralled, appendant, corded, coupled, congruous, aptest, associated with, appurtenant, placed, appertaining, ancillary, befitting, apropos, apposite, adaptable.