Fixed income groups türkçesi Fixed income groups nedir

  • Sabit gelir grupları.
  • Sabit gelirliler.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Maaş, ücret, kira ve faiz geliriyle yaşamını sürdüren, gelirleri fiyat hareketlerine gecikmeli uyum gösteren ve özellikle yüksek enflasyon ortamında satınalma gücü önemli ölçüde azalan kesim.

Fixed income groups ingilizcede ne demek, Fixed income groups nerede nasıl kullanılır?

Fixed : Sağlanmış. Kararlaştırılmış. Belirlenmiş. Oynamaz. Fikse. Uçmaz. Bağlı. Durağan. Sabit. Solmaz.

Income : Gelir. Bk. gelir gelir getiren taşınmaz. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Rant. Bütçe. Vücuda giren gıda. Her tür hak ve işlerle taşınır ve durağan mallardan sağlanan yararlar. (aylık, ürem, kira, özel gelir vb. gibi). Varidat. Kazanç. Kar.

Groups : Toplanmak. Sınıflandırmak. Grup. Gruplar. Gruplandırmak. Gruplaşmak.

Fixed income : Sabit gelir. Değişmez gelir.

Fixed income securities : Belirli bir dönem sonunda sabit bir faiz veya kar payı ödemesi güvencesiyle çıkarılan taşınır değerler. Sabit getirili menkul kıymetler. Sabit getirili taşınır değerler.

Non labour income groups : Ücret gelirleri dışında ekonomide belli bir dönemde elde edilen faiz, rant, kar ve transfer gelirleri elde eden kişilerden oluşan gruplar. Emek dışı gelir grupları.

 

İngilizce Fixed income groups Türkçe anlamı, Fixed income groups eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fixed income groups ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

 

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Fixed income groups synonyms : ability to pay principle, a shift in demand, a group shares, a change in demand, abnormal budget expenditures, ability to pay approach.