Groups türkçesi Groups nedir
- Gruplaşmak.
- Gruplandırmak.
- Toplanmak.
- Sınıflandırmak.
- Grup.
- Gruplar.
Groups ile ilgili cümleler
English: In addition many groups have been formed so that the elderly can socialize with one another and remain active participants in American life.
Turkish: Ayrıca yaşlıların birbiriyle kaynaşabilmeleri ve Amerikan yaşamında aktif katılımcılar olarak kalabilmeleri için çok sayıda gruplar kurulmuştur.
English: Some go in groups organized by their schools, but most go in twos and threes.
Turkish: Bazıları okulları tarafından organize edilen gruplarda giderler fakat çoğu iki kişilik ya da üç kişilik gruplarda giderler.
English: Activist groups for the environment and food safety question the product’s safety.
Turkish: Aktivist gruplar çevre ve gıda güvenliği için ürünün güvenliğini sorguluyor.
English: The two groups met as friends.
Turkish: İki grup arkadaşlar olarak buluştu.
English: They formed themselves in groups of five.
Turkish: Onlar beşer kişilik gruplar oluşturdular.
Groups ingilizcede ne demek, Groups nerede nasıl kullanılır?
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Between groups estimator : Gruplar arası tahminci.
Between groups variance : Gruplar arası varyans.
Are there any discounts for groups : Grup için indirim var mı.
Arrange into groups : Gruplar halinde düzenlemek.
Available groups : Kullanılabilir gruplar. Kullanılabilen gruplar.
Encounter groups : Karşılaşım grubu. Oturum kümeleri. Kişiler arası ilişki ve etkileşim süreçlerini açığa çıkarmak amacıyla bir araya getirilen ve çeşitli oturumlar boyunca aralarında özgürce görüşüp çözümlemeler yapan bireylerden oluşmuş gözlemsel küme. Çoğunlukla katılımcıların bastırılmamış duygusal yüzleşmeleri aracılığıyla kişiler arası duygusal ifade ve iletişim geliştirmek ve incelemek için çalışan yapılanmamış terapatik grup.
Business groups : İş grubu.
Form groups : Gruplaşmak. Kümeleşmek.
In groups : Öbek öbek. Gruplar halinde. Küme küme. Grup grup.
İngilizce Groups Türkçe anlamı, Groups eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Groups ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Human race : Ademoğlu. İnsan ırkı. İnsanlar. İnsan cinsi. İnsanoğlu.
Swarm : Yığılmak. Dolup taşmak. Oğul vermek. Cirit atmak. Akın halinde gitmek. Kaynamak. Doluşmak. Den geçilmemek. Kovanı terketmek. Tırmanmak (tutunarak).
Body : Vücut. Hacim. Büyük kısım. Sesini elektrik ve yardımcı düzenekler aracılığıyla duyurabilen telli çalgıların içi dolu geniş bölümü. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Gövde. Madde. Kütle. Yoğunluk. Bilgisayar, gitar, iktisat alanlarında kullanılır.
Categorize : Vasıflandırmak. Kategoriye ayırmak. Kategorilemek. Kategorize etmek. Sınıflandırma yapmak. Sınıflamak.
Aggregation : Toplanma. Kümelenme. Yığın. Toplam olma. Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi. Yığışma. Bir araya toplanma. Toplanma, bir araya gelme, kümeleşme. saldırı, canlılar arasında beslenma, çiftleşme, yuva alanının korunması gibi savunma, korku veya rekabetle ilgili davranışlar. Bir araya gelme. Sosyete teşkil etmeyen bir türün bireylerinin bir yerde toplanması.
Social group : Toplumsal küme. Türlü etkileşmelerle sürekli olarak bir arada tutulan birden çok sayıda bireyden kurulu toplumsal birim. Birlikte dışarı çıkan ve sosyal işlev kapsamında bir araya gelen insanlar grubu. Sosyal grup.
Humans : İnsanlar. İnsanoğulları. Halk.
Accumulation : Biriktirme. Teraküm. Toplama. Birikim. Birikme. Mal ve sermayenin toplanıp çoğalma süreci. tasarrufların yeni yatırımlar şeklinde sermaye stokuna eklenmesi. işletme karının kar payı olarak dağıtılmayıp özkaynağa eklenmesi. Ürem ve diğer kazançların ana paraya eklenmesi. bir amaç için para biriktirme. Herhangi bir ilaç veya zehirli maddenin değişik nedenlere bağlı olarak bazı organ veya dokularda birikmesi, akümülasyon. Birikinti. Yığın.
Batch : Yaprak. Harman. Küme. Toplu iş. Bir pişimde pişirilenler. Komşu. Bir defada alınan miktar. Dizi. Boş film yapımında, aynı işlemden geçerek bir kezde gerçekleştirilmiş duyarkatlı yüzey. (aynı yapraktan çıkan boş filmler aynı duyarkat sayısıyla belirlenir).
Accumulates : Biriktirmek. Toplamak. Yığmak. Çoğalmak. Birikmek. Yığılmak.
Groups synonyms : horse cavalry, rare earth element, lanthanoid, army unit, lanthanon, biotic community, ethnos, biological group, abstract entity, scheme, arrangement, agglomerates, builds, lanthanide, straggle, categorised, subgroup, categorising, categorized, accumulate, hostile, human beings, bunch, horse, agglomerating, assemble, agglomerated, batches, be added, band, edition, series, actinoid.
Groups zıt anlamlı kelimeler, Groups kelime anlamı
Hostile : Hasım. Düşmana ait. Hasmane. Düşman. Dövüşken. Düşmana özgü. Düşmanca. Saldırgan. Muhalif.
Friendly : Arkadaşça. Arkadaş canlısı. Dostluk maçı. Dostane. Samimi. Müsait. Sokulgan. Sıcakkanlı. Dost. Dostça.
Net : Değişik su ürünlerinin takılarak, dolanarak ve hareketli bir torbada toplanarak avlanması amaçlarına yönelik olarak tasarlanan ve donatılan, göze büyüklüğüne bağlı olarak objenin bir kısmını geçiren, bir kısmını sıkıştıran veya geçmesini engelleyen, gözelerden oluşan, çeşitli biçim ve büyüklükte olan bir yüzey yapıtı. Uçantop oyununda iki takımın alanını ayıran, iki direk arasına belli ölçü ve yükseklikte gerilen, ipten örülü delikli perde. Süzek. Oyun alanını ortadan ikiye bölen ve ortasında yerden yüksekliği 91 cm. olan ipten kafes örgü. Masatopu oyununda alanı iki eşit bölüme ayıran, uzunluğu 1.83 m., üst kenarının masa yüzeyinden yüksekliği 15,5 cm. olan ipten kafes örgü. Amaca uygun işlemlerle arıtılmış ya da çıkarılması gerekli öğelerden ayıklanmış olan. Işığın önüne konan ince kumaş ya da tülden yarı saydam yayındırıcı. Tiyatro dekorunda kullanılan ince, gözenekli pamuk ya da ipek dokuma. Tenis, bilgisayar, masa tenisi, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro, voleybol alanlarında kullanılır. Herhangi bir ölçüden çıkarılması gerekenler çıkarıldıktan sonra kalan bölük.

Bu kısımda Groups kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Groups ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Groups anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Groups ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.