Flament türkçesi Flament nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Röntgen tüpünün katotunda bulunan ve ısıtılınca elektron yayan metal tel.
  • Flaman.

Flament ingilizcede ne demek, Flament nerede nasıl kullanılır?

Aster flament : Aster ipliği. Hücre bölünmesi sırasında görülen ve sentriyolden dışa uzanan yıldız biçimindeki mikrotüpçükler.

Gill flament : Solungaç ipliği. Solungaç yayları üzerinde sıralanmış, gaz alışverişini sağlayan iplikler.

Myosin flaments : Miyozin filamentleri. Kas miyofilamentlerinden olup kasılmada rol oynayan kalın iplikçik.

Microflament : Ökaryotik hücrelerin sitoplazmasında bulunan, yapı ve hareketi sağlayan aktinden oluşmuş iplikçikler. Mikrofilament.

Myoflament : Kas ipliği. Çizgili kasların hücrelerinde miyofbril adı verilen kas telciğini oluşturan, enine çizgilenmeler yapan, protein moleküllerinden oluşan, miyozin adı verilen kalın iplikler ile aktin adı verilen ince iplikleri içeren ve kasın kasılmasını sağlayan iplikler, miyoflamanlar.

Flame coal : Yaklaşık olarak % 40'tan çok uçucu madde çıkaran kömür. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Alevli kömür. Yalazlı kömür.

Flame bait : Bir tartışma forumuna gönderilen okuyanı kışkırtan cesur ifadeler içeren mesaj. Tartışma grupları için provokatif mesaj.

 

Flame emission spectroscopy : Alev emisyon spektroskopisi.

Flamenco singing : İspanyol çingenelerinin dansı. Flamenko.

Flamenco : Flamingo. İspanyol çingenelerinin dansı. Flamenko. Flaman kuşu.

İngilizce Flament Türkçe anlamı, Flament eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flament ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Flemishes : Flamanca.

Ingredient : Muhteva. Bir şeyin terkibine giren madde. Malzeme. Unsur. Bir karışımı veya bileşiği oluşturan maddelerden her biri. İngrediyent. Etken. İçerik. Bileşen. Karışımı oluşturan madde.

Flemish : Flaman diline ait. Flamanca.

Section : Kesimlemek. Mikroskopta incelemek üzere hazırlanmış ince doku tabakaları. Kesme. Bölme. Kısım. Parça. Kompartıman. Kesit. Şube. Kısımlara bölmek.

Restriction fragment : Restriksiyon parçalanma. Dna’nın restriksiyon endonükleazla nükleotit dizileri kesin olarak bilinen daha küçük dna parçalarına ayrılması.

Factor : Etken. Alacaklandırıcı. Çarpan. Aracı kuruluş. Bir olayın oluşumunu etkileyen değişkenlerden her biri. Kahya. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Değişken. Hayvan beslemede, bir vitamin, mineral veya diğer bir besin maddesi veya besin maddesi olmayan, genellikle hayvanın büyümesi veya döl verimi üzerine etkili olan, tanımlanmış veya henüz tanımlanmamış bulunan madde. istatistiksel çalışmalarda, kategorik değişken ve nitel özelliğe sahip değişken, etmen. Finansör (üretimde).

Paring : Kabuğunu soyma. Yonga. Soyma (kabuk). Soyma (kabuk, soyma, soyuntu, kabuk soyma, soyma (kabuk). Dış katmanı kesip çıkarma. Soyuntu. Yontma. Kabuk.

 

Spall : Yonga. Ufak taş parçası. Parçacık. Parçalamak. Ufak parça taş. Pul pul olmak. Kabuğunu soyma. Kıymak. Kıymık. Taş parçası.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Flament synonyms : be all and end all, plot element, clast, scrap, abdominal distention, brickbat, sliver, scraping, a amplitude mod, piece, chip, coal, fleck, abaxial, a band, abdominal palpation, component, spark, part, flemings, fleming, ember, bit, filing, abattoir, cinder, abdomen, a dna, a c deformity, abdominal pain, abdominal ovariectomy, clinker, division.

Flament zıt anlamlı kelimeler, Flament kelime anlamı

Software : Program. Bir bilgi işlem dizgesinin işleyişi ile ilgili bilgisayar izlencelerinin, yordamların, kuralların ve gerektiğinde belgelemenin tümü. Bilgisayar programı. Bilgisayarlı yazılım sistemi. İzlence. Yazılım. İletişim araçlarıyla oluşturulan bilgilerin, izlencelerin tümü. bir sinemanın bir gösterimindeki filmlerden oluşan, belirli bir süre sonunda yerini başka filmlere bırakan gösterisi. belirli tarihlerde ve gösterimlerde hangi filmlerin yer alacağını, bu filmlerle ilgili kısa bilgileri veren yazı. tv. belirli bir televizyon yayacının bir gün içinde değişik bölümlerden oluşan yayınlarının tümü. bu yayın içinde kendi başına bir bütün oluşturan bölümlerden her biri. bu bölümlerin sıralanış ve saatlerini gösteren, bunlarla ilgili kısa bilgiler veren yazı. Yazılım programı. Bilgisayar yazılımı. Yazılım programları.

Actual : Fiili. Gerçekten. Eylemli. Gerçek. Güncel. Şimdiki. Asli. Asıl. Mevcut. Hakiki.