Flashguns türkçesi Flashguns nedir
Flashguns ingilizcede ne demek, Flashguns nerede nasıl kullanılır?
Flashgun : Flaş. Işıkçakar. Parlak flaş ışığı üreten cihaz (kameranın bir parçası). Flaş lambası. Işıldak.
Flash a glance : Göz atmak. Bakış atmak.
Flash active caption bar : Etkin yazı çubuğunu yanıp söndür.
Flash active window : Etkin pencere yanıp sönsün.
Flash back : Canlı bir anı oluşumu. Bir roman veya filmde daha önceden olmuş bir olayın anlatılması. Geriye dönüş. Oyunda, önemli bir serimi yapabilmek için olay dizisinin ilerleyişi içine geçmişteki bir sahneyi katarak, eylemin gelişimini çeşitli biçimlerde etkilemeye yarayan bir önceye dönüş. Bir an geçmişe dönmek. Canlandırmak.
Flash display : Görüntü yanıp sönsün. Ekran yanıp sönsün.
Flash drive : Bellek aygıtı. (bilgisayar) flaş bellek. Hafıza aygıtı. Flaş bellek. Anahtarlıkta taşınabilecek kadar hafif taşınabilir portatif hafıza aleti. Usb sürücü. Anlık bellek sürücüsü.
Flash bulb : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çok kısa bir süre yanan ancak parlak bir ışık veren ampül (fotograf çekiminde kullanılan). Flaş ampulü. Çakar (ışıtaç). Flaş ampülü. Flaş lambası. Magnezyumla ya da elektronik düzenle çalışan, son derece kısa sürede çok güçlü ışık verip sönen ışıtaç. (fotoğrafçılıkta çok sık kullanılan bu ışıtaç, aşırı hız sinemasında konuyu düzenli aralıklarla aydınlatmada kullanılır).
Flash card : Flaş kartı.
Flash border : Kenarlık yanıp sönsün.
İngilizce Flashguns Türkçe anlamı, Flashguns eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Flashguns ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Searchlight : Projektör. Reflector. Nevada eyaletinde şehir.
Luminaire : Bir görünçlüğün aydınlatılmasında kullanılan, güçlü bir ışık kaynağı bulunan, özel yapısıyla bu ışık kaynağından çıkan ışık demeti düzenlenebilen ışıtaç. Avize. Işıklık. Armatür. Lamba. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Brute : Büyük ışıldak. Canavar. Kaba. Hayvani. Akılsız. Mantıksız. Vahşi adam. Yabani. Düşüncesiz.
Flashbulbs : Flaş ampulü.
Reverberator : Projektör. Aksettirici. Yansıtaç. Yansıtıcı. Reflektör.
Flash : Çok hızlı hareket etmek. Yakmak. Şimşek çakmak. Işık tutmak. Ani ışık. Görünüp hızla kaybolmak. Parlamak. Atmak (bakış). Gerek kısalığı gerek özü yönünden seyirci üzerinde sarsıcı, vurucu bir etki yapmak üzere hazırlanmış, çok kez ayrıntı ya da baş çekiminden oluşan çekim çeşidi.
Flash gun : Flaş tabancası.
Floodlights : Aydınlatma lambası. Projektör. Ön lamba. Yüksek yoğunlukta yapay ışık veren cihaz. Projektör ışığı. Projektörle aydınlatmak. Işıklandırma projektörü. Projektörle aydınlatma. Projektör ile aydınlatmak.
Flashlights : Cep feneri. Sinyal. Cep ışıklığı. El feneri. Elektrik feneri. İşaret feneri.
Photoflash lamp : Fotoğrafı çekilecek bir nesnenin aydınlatılmasına yarayan ve, bir ampul içinde yanma ile, çok kısa süreli ve yoğun bir ışık yayımlayan lamba. Magnezyumla ya da elektronik düzenle çalışan, son derece kısa sürede çok güçlü ışık verip sönen ışıtaç. (fotoğrafçılıkta çok sık kullanılan bu ışıtaç, aşırı hız sinemasında konuyu düzenli aralıklarla aydınlatmada kullanılır). Fotoflaş lamba. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çakar lamba. Çakar (ışıtaç).
Flashguns synonyms : photographic equipment, flash camera, flashlight, aldis lamp, flashbulb, flood lamp, photoflood, flashgun, lamp, floodlight, flash lamp, searchlights, blinker, flash bulb, photoflash, blinkering, projector, flasher, spot, signal lamp.

Bu kısımda Flashguns kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Flashguns ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Flashguns anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Flashguns ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.