Flaterer türkçesi Flaterer nedir

Flaterer ingilizcede ne demek, Flaterer nerede nasıl kullanılır?

Flatering : Yaltaklanan.

Inflater : Abartan. Hava pompası. Şişiren. Gaz ile dolduran. Büyüten.

Inflaters : Şişiren. Gaz ile dolduran. Büyüten. Hava pompası. Abartan.

Conflate : Birleşmiş. Bir araya gelen. Birleşik (iki yazı vb). Birleşik (iki metnin bir taneye). Bir noktada bağlamak. Bir araya getirmek. Birleşik.

Conflated : Bir araya getirmek. Birleşik (iki yazı vb). Birleşmiş. Bir noktada bağlamak. Birleşik.

Inflated : Gösterişli. Şatafatlı. Yüksek. Şişirilmiş. Yükselmiş. Şişik. Fahiş. Şişme. Abartılı. Şişmiş.

Insufflate : İçine üflemek. Hava vermek. Üzerine üflemek. Üflemek. İçine vermek (gaz).

Deflate : Boşaltmak (havasını vb). Havasını boşaltmak. Gazını boşaltmak. Piyasadaki para miktarını azaltmak. Yükselişe müdahale etmek. Yükselişe müdahele etmek. Sönmek. Burnunu sürtmek. Düşürmek. Söndürmek.

Deflated : Burnunu sürtmek. Yükselişe müdahele etmek. Sönük. Havasını boşaltmak. Düşürmek. Azaltılmış. Söndürmek. Gururunu kırmak. Hüzünlü. Havası boşaltılmış.

Deflate pressure : Basıcı azaltma. Basıncı boşaltma.

İngilizce Flaterer Türkçe anlamı, Flaterer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flaterer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cringing : Köpeklik. Yaltakçı. Yalaka.

Crawlers : Olta solucanı. Paletli araç. Sürünen. Halen yürümeyen bebek için ayak ve pantolon askısı. Yaltakçı. Uzun pantolonu olan giysi türü. Tulum. Müşteri bulmak için yavaş ilerleyen taksi. Tırtıl zincirli taşıt.

Adulators : Yalaka. Yaranmaya çalışan kimse.

Butter up : Yağcılık yapmak. Yağ yapmak. Dalkavukluk etmek. Yalakalanmak. Yalakalık etmek. Çok methetmek. Yağcılık etmek. Yalakalık yapmak. Yağ çekmek. Pohpohlamak.

Blandish : Yağ çekmek.

Adulate : Dalkavukluk etmek. Yaltaklanmak. Aşırı derecede övmek. Pohpohlamak.

Kowtow : Secde. Secde etmek. Soru sormaksızın itaat etmek. El pençe divan durmak.

Skilled worker : Madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Yetenekli işçi. Kalifiye işçi. Becerikli işçi. Vasıflı işçi. Yetişmiş işçi. Belirli bir becerisi ve yeteneği olmakla beraber usta durumuna gelemeyen işçi.

Creeper : Yaltakçı. Tulum. Sürüngen. Bebek tulumu. Sürüngen bitki. Sarmaşık. Tırmaşık kuşu. Zıbın. Krampon (dağcılık).

Bumsucker : Kıç yalayıcı.

Flaterer synonyms : trained worker, fawn, crawler, kotow, cajolers, adulatory, bootlickers, brown nose, skilled workman, bootlick, toady, suck up, coaxers, soft soap, butteries, ass kisser, cajoler, fawner, adulator, bootlicker, buttery, fawners, deadhead, brownnoser, apple polisher, truckle, stroke, deadheads, coaxer, praise.

Flaterer zıt anlamlı kelimeler, Flaterer kelime anlamı

Disparage : Adamdan saymamak. Batırmak. Kötülemek. Hor görmek. Aşağı görmek. Aleyhinde konuşmak. Küçük düşürmek. Küçümsemek. Küçük görmek. Kötümsemek.

 

Criticize : Eleştiri yöneltmek. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Tenkit etmek. Kritiğini yapmak. Ayıplamak. Kritik etmek. Eleştiri getirmek. Yermek. Kusur bulmak. Eleştirmek.

Leader : Büyük işlerde bir topluluğa önayak olan kişi. Müşteri çeken ucuz mal. Başyazı. Lider. Başkan. Gazetenin görüşünü yansıtan makale. Öncü. Baş. Baş makale. Reis.