Flexed türkçesi Flexed nedir
Flexed ingilizcede ne demek, Flexed nerede nasıl kullanılır?
Deflexed : Dışa veya içeriye doğru bükülmüş. Saptırılmış. Aşağı bükülmüş. Aşağı eğilmiş. Aşağı bükülmüş (botanikte doğrudan aşağıya doğru eğilen yaprakları veya taçyapraklarını tanımlamak için kullanılır).
Reflexed : Yukarı aşağı doğru eğilmiş (yaprak). Yukarı aşağı doğru bükülmüş.
Retroflexed : Retrofleşi. Geriye dönmüş.
Flexes : (kas) kasmak. Kasmak. Eğmek. Kablo. Bükmek. Tel. Esnetmek. Bükmek (kası). Germek. Kordon.
Circumflexes : Düzeltme işareti. Uzatma imi. Düzeltme imi. Kemik çevreleyen (damar). İnceltme işareti. Sirkumfleks. Eğri. Uzatma işareti. İşaretli vurgu. Çarpık.
Flex : Germek. Eğmek. Kasmak. Bükmek. Kordon. (kas) kasmak. Bükmek (kası). Esnek kablo. Kablo. Esnetmek.
Flexibility : Elastiklik. Fleksibilite. Elastikiyet. Kırılmadan esnek olarak bükülebilme özelliği. Düğme ucunun 70 cm. gerisinden sıkıca tutturulmuş düz duran bir namlu ile, düğmenin 3 cm. gerisine 200 gr. lık bir ağırlık asıldığında, eğilen aynı namlu ucu arasındaki eğilme açıklığı. (bu açıklığın yönetmelik ölçülerine uygun olması gereklidir.). Esneklik açıklığı. Bükülebilirlik. Uysallık. Esneklik. Bükülgenlik.
Reflexes : Refleks. İstemsiz hareket. Akis. Tepke. Yansıma.
Extension flex : Uzatma kordonu. Uzatma kablosu.
Flexible cable : Esnek kablo. Bükülgen kablo.
İngilizce Flexed Türkçe anlamı, Flexed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Flexed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Expel : Atmak. Çıkarmak. Dışarı atmak. Azletmek. Sürmek. Uzaklaştırmak. Kovmak. Defetmek. Sürgün etmek. Okuldan atmak.
Apt : Yetenekli. Çabuk kavrayan. Eğimli. Kavrayışlı. Yerinde. Hızlandırılmış taban sınaması. Uygun. Zeki.
Eject : Uçaktan atlamak. Fırlatmak. Atmak. Kovmak. Çıkarmak. Kapı dışarı etmek. Boşaltmak veya deşarj etmek. Çıkartmak. Fışkırtmak. Defetmek.
Curved : Eğmeçli. Kıvrılan. Eğimli. Eğilmiş. Bombeli. Kavisli. Çarpık.
Cater : Yemeklerin hazırlanmasını ve servisini üstüne almak. Sağlamak. Yemek sağlamak. Hitap etmek. İhtiyacını karşılamak. Yiyecek ve içecek sağlamak. Yiyecek tedarik etmek. Temin etmek. Yiyecek içecek sağlamak.
Frizzled : Kıvrılmış. Dalgalı. Gevrekleşe kadar kızartılmış.
Bowed : Kavis şeklinde. Eğriltilmiş.
Staler : Bozuk. Tükenmiş. Bayatlatmak. Bayat. Çiş (at, sığır). Kaşanmak. Vadesi geçmiş. Bozulmak. Bayatlamak.
Menstruate : Aybaşı olmak. Dem dökmek. Aybaşı görmek. Regl olmak. Adet olmak. Adet görmek.
Arcuate : Arkuat. Yay-şekilli. Bükümlü. Bükülmüş. Kavisli.
Flexed synonyms : folded, beveled, stalest, catenaries, capable, agee, bandy, staled, askew, cabriole, deteriorated, aslope, predisposed, acock, ear mark, curlier, camously, discharge, dog eared, stale, shed blood, bandies, prone, aptest, bandying, release, stales, flow, inclined, contorted, catawampus, ply, curled.
Flexed zıt anlamlı kelimeler, Flexed kelime anlamı
Indeterminate : Kararsız. Tereddüd. Kesin olmayan. Kararsızlık. Belgisiz. Belirsiz. Bilinmedik. Ortada. Kuşkulu. Şüpheli.
Starve : Sefalet çekmek. Aç bırakmak. Açlıktan kıvranmak. Mahrum etmek. Aç olmak. Açlıktan öldürmek. Kurt gibi acıkmak. Açlıktan gözü kararmak. Midesi kazınmak. Açlık çekmek.
Bottlefeed : Bir bebeği biberonla beslemek. Biberonla beslemek.
Flexed antonyms : breastfeed.

Bu kısımda Flexed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Flexed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Flexed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Flexed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.