Flicking türkçesi Flicking nedir

  • Hafifçe vurmak.
  • Fiske vurmak.
  • Fiske atmak.
  • Fiskeleme.

Flicking ingilizcede ne demek, Flicking nerede nasıl kullanılır?

Flick knife : Sapındaki bir düğmeye basılmak suretiyle açılan yay mekanizmalı cep bıçağı. (ingiliz ingilizcesi) sustalı. Sustalı bıçak. Sustalı çakı.

Flick through : Gözden geçirmek. Bir dergiye vb gözatmak. Sayfaları birer birer çevirmek. Göz atmak.

Skin flick : Porno film.

Flick : Kamçı ve benzerini şaklatmak. Seğirmek. Çırpınmak. Film. Hafifçe vurmak. Parmak şıklatmak. Ani hareket. Çabuk bir sallama hareketi. Fiske. Fiske vurmak.

Flicked : Fiske vurmak. Fiskelenmiş. Hafifçe vurmak. Fiske atmak.

Flicker : Titremek. Alevlenmek. Hızla ve sessizce önünden geçmek. Çırpınmak. Titreyerek yanmak (ateş). Oynamak (ışık veya gölge). Alazlanmak. Titrek ışıltı. Oynamak. Titreşme.

Flicker of hope : Ümit ışığı.

Flicker photometer : Titremeli ışıkölçer. Bir görsel ışıkölçer. bu ışıkölçerde ışık, ölçüştürülecek kaynakların bir birinden bir öbüründen, art arda değişerek aydınlatılan aynı ve tek bir alan parçasından yansıyarak göze gelir. kırpışmalı ışıkölçerde değişme hızı (frekansı), renklerin erime (birbiri içinde eriyip karışma) frekansından yüksek, ama parıltıların erime frekansından alçak olmak üzere, uygun bir biçimde seçilmelidir, bk. görüntü erime frekansı, eşitlik ışıkölçeri. Kırpışmalı ışıkölçer.

 

Flickered : Alazlanmak. Titreşmek. Titremek. Titreme. Çırpınmak. Oynamak. Oynamak (ışık veya gölge). Titrek ışık veya alev. Alevlenmek. Hızla ve sessizce önünden geçmek.

Flickering : Titrek. Titreme. Titreşen. Kırpışma.

İngilizce Flicking Türkçe anlamı, Flicking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flicking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flippest : Saygısız. Çılgına dönmek. Fiske. Küstah. Kafayı yemek. Çevirmek (sayfa veya disk vb). Arsız. Darılmak. Balatayı sıyırmak.

Filliped : Fiske. Teşvik etmek. Hafif darbe. Harekete geçirmek.

Heartbreaker : Büyük acı veren kimse. Kalp kıran kişi. Kalp kıran. Büyük keder veya sıkıntıya neden olan kişi veya şey. Gönül avcısı. Büyük acı veren şey. Çapkın.

Dabbed : Klişe yapmak. Dokunmak. Kurulamak. Hafifçe dokunmak. Hafif hafif vurmak. Parmak izi bırakmak. Hafif kompres. Tıklamak. Usta.

Rapping : Şiddetle eleştirmek. Kamalama. Tıklatmak. Tutuklamak. Tıklama. Çalmak (kapı). Mahkum etmek. Tokmaklama.

Flick : Seğirmek. Çırpınmak. Parmak şıklatmak. Vurmak. Kamçı ve benzerini şaklatmak. Ani hareket. Çabuk bir sallama hareketi.

Fillip : Harekete geçirmek. Fiske. Özendirici şey. Teşvik etmek. Hafif darbe.

Projecting : Atmak. İz düşürmek. Çıkık olmak. Taşkın. Yansıtmak. Tasarlamak. Fırlatmak. Planlamak. Projesini hazırlamak. Çıkıntı oluşturmak.

Flips : Çıldırmak. Balatayı sıyırmak. Kafayı çizmek. Kafayı yemek. Aklını kaçırmak. Darılmak. Çevirmek (sayfa veya disk vb). Fiske. Çılgına dönmek.

 

Flicking synonyms : sticking out, tap on, pat, drubbing, failure, whipping, rapped, whitewash, waterloo, slaughter, rout, walloping, tap, clapped, taps, filliping, trouncing, relieved, fillips, finish, shutout, thrashing, flipped, jutting, clap, ending, dab, lurch, flicked, claps, rap, conclusion, defeat.

Flicking zıt anlamlı kelimeler, Flicking kelime anlamı

Beginning : Başlama. Neşet. Milad. Başlangıç. Baş. Başlangıç çekidi. İptida. Köken. Başlangıç noktası. Kaynak.

Victory : Yengi. Galebe. Galibiyet. New york eyaletinde yerleşim yeri. Muzafferiyet. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu. Zafer. Başarı. Utku.

Success : Başarılmış iş. Başarı. Sükse. Başarım. Başarılı kimse. Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü. Sonuç. Başarılı olan kimse. Başarma. Muvaffakiyet.

Flicking antonyms : intrusive.