Tıklatmak nedir, Tıklatmak ne demek

  • "Tık" sesi çıkararak hafifçe vurmak

"Tıklatmak" ile ilgili cümle

  • "Kapıyı tıklattı."

Tıklatmak tanımı, anlamı:

Hafif : Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Önemli olmayan. Kalınlığı veya yoğunluğu az olan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Güç veya yorucu olmayan, kolay. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Gücü az olan, belli belirsiz. Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Etkisi az olan, sert karşıtı.

Vurmak : Etkisi bir yere kadar uzanmak. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Dokunmak, hasta etmek. Olumsuz yönde etkilemek. Duyulmak, hissedilmek. Desteklemek, dayamak. Hızla değmek, çarpmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Hızla çarpmak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Bağlama, ilişkilendirmek. Sürmek. Uygulamak, basmak, koymak. Takmak, koymak, bağlamak. Tavla oyununda pulu kırmak. Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Manevi olarak yaralamak. Kadeh tokuşturmak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Olduğundan başka biçimde görünmek. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. Çıkmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Çarpma işlemini yapmak. İçki içmek. Silahla yaralamak, öldürmek.

 

Hafifçe : Hafif olarak, hafif bir biçimde, belli belirsiz.

Diğer dillerde Tıklatmak anlamı nedir?

İngilizce'de Tıklatmak ne demek? : v. tap, rap

Fransızca'da Tıklatmak : tapoter

Rusça'da Tıklatmak : v. стучать