Taps türkçesi Taps nedir

  • Tıkırdatmak.
  • Musluğu açmak.
  • Işıkları söndür sinyali veya şareti.
  • Bağlantı kurmak (elektronik terimi).
  • Para sızdırmak.
  • Tıklatmak.
  • Hafifçe dokunmak.
  • Hafifçe vurmak.
  • Pençe vurmak (ayakkabı).
  • Musluk takmak.
  • Suyunu akıtmak.
  • Kaçak hat çekmek.
  • Step dansı yapmak.
  • Tıpa takmak.

Taps ile ilgili cümleler

English: When my wife crosses her arms and taps her foot I know she's angry.
Turkish: Karım kollarını bağladığında ve ayağını yere vurduğunda, onun kızgın olduğunu biliyorum.

Taps ingilizcede ne demek, Taps nerede nasıl kullanılır?

Tapster : Meyhane tezgahçısı. Barmen.

Tapsters : Barmen. Meyhane tezgahçısı.

Heeltaps : Bardağın dibinde kalan içki. Ökçe köselesi.

Metapsychic : Ruhötesi. Metapsişik.

Metapsychics : Metapsişik. Ruhötesi.

Metapsychology : Deneyüstü ruhbilim. Davranımları açıklamak için geliştirilen kuramsal ilkeler; varsayımlar ve sanılar ile deneysel ruhbilim verilerini tamamlayan herhangi bir görüş. zihin ve zihnin kaynağı, görevi, yapısı vb. ile deneyle doğruluğu tanıtlanamayan konular üzerinde kuramsal açıklama ve yorumlar yapan ruhbilim. Metapsikoloji.

Tap dancer : Step dansçısı. Stepçi.

Tap off : Hava atışııyla maçı başlatmak. Dağıtım kutusu.

Tap borer : Zıvana matkabı.

Tap bolt : Kriko cıvata. Yivli bulon. Pim. Saplama.

 

İngilizce Taps Türkçe anlamı, Taps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Taps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drum : Davul çalmak. Parmaklarıyla tempo tutmak. İneklemek. Tekrar ede ede öğretmek. Kasnak. Çok çalışmak. Buhar kazanından buharın alındığı kubbeli kısım. Sınava çalışmak. Bk. mıknatıslı davul. Bilişim, madencilik alanlarında kullanılır.

Rapped : Mahkum etmek. Şiddetle eleştirmek. Tutuklamak. Çalmak (kapı).

Squeezes : Sıkışmak. Tıkıştırmak. Ezilmek. Zorla almak. Ezmek. Sıkmak (meyve veya ıslak bez vb'ni). Sığmak. Baskı yapmak. Sıkmak. Suyunu çıkarmak.

Clap : Çarpmak. Şaplak indirmek. Alkışlamak. Vurmak. Elle vurmak. Çırpmak. Yerine koymak. Şakşağın kullanılması için şakşakçıya verilen komut. Hızla kapanmak. Oturtmak.

Bleeds : Kan almak. Kenar taşması. Kanını emmek. Kanamak. Kan ağlamak. Boşaltmak (sıvı, gaz). Kan kaybetmek. Akmak (boyası).

Claps : Çarpmak. Vurmak. Kopça. Oturtmak. Çırpmak. El çırpmak. Kemer tokası. Alkışlamak. Toka.

Blackmail : Tehditle para sızdırmak. Şantaj. Şantaj yapmak. Şantajla birinden para sızdırma.

Rapping : Mahkum etmek. Şiddetle eleştirmek. Tıklama. Kamalama. Tutuklamak. Tokmaklama. Çalmak (kapı).

Clicking : Şaklatmak. Vuruntu. Tıkırtı. Çıt etmek. Başarmak. Şapırdatmak. Tıklayan. Hoşlanmak. Kanı kaynamak. Kapanıvermek.

Taps synonyms : squeeze money out of, gouges, flicked, scrape, shake down, bleed, clicked, clinks, clack, clacked, tap, clapped, brush, kiss, bleed somebody, dab, rattle, clink, blackmailed, bled, gouge, snick, clacks, tapdancing, clinked, clean out, blackmails, lights out, stopper, flick, squeeze, dabbed, dabbing.