Fluoroscopy türkçesi Fluoroscopy nedir

  • Floroskop kullanımı ile yapılan muayene veya inceleme.
  • Floroskop kullanımı.
  • Fluoroskopi.
  • Florışıllı gözleme.
  • Flüoroskopi.
  • Floroskop ile yapılan işlem.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Floroskopi.
  • Floroskop yardımıyla kontrol.
  • Radyoskopi.

Fluoroscopy ingilizcede ne demek, Fluoroscopy nerede nasıl kullanılır?

Fluoroscope : Floroskop. Flüoresan ekran. Röntgen perdesi. Florışılgözler. Bir görüntüleme cihazı. Fluoroskop.

Fluoroscopes : Floroskop. Flüoresan ekran. Röntgen perdesi. Florışılgözler. Bir görüntüleme cihazı. Fluoroskop.

Fluoroscopic : Floroskopi ile alakalı. Floroskopa ilişkin.

Fluoroscopic screen : Radyoskopide görüntünün belirdiği ekran. Floroskopik ekran. Röntgen perdesi.

Fluoroscopically : Floroskop kullanılarak. Floroskopik olarak. Floroskop vasıtasıyla.

Fluoroscopies : Fluoroskopi. Floroskop kullanımı. Floroskop yardımıyla kontrol. Flüoroskopi. Floroskop ile yapılan işlem. Floroskop kullanımı ile yapılan muayene veya inceleme. Florışıllı gözleme. Floroskopi.

Fluoroscopists : X-ray radyasyonu altındaki objelerin incelenmesinde uzman. Floroskopi uzmanı.

Osteofluorosis : Kemiklerde aşırı flor birikimi sonucu, özellikle ayak tarak ve alt çene kemiklerinde yoğunluk artışı ve ekzostoz oluşumuyla belirgin genel iskelet bozukluğu. Osteoflorozis.

 

Fluoroscopist : Floroskopi uzmanı. X-ray radyasyonu altındaki objelerin incelenmesinde uzman.

Hexafluorosilicic acid : Hekzaflorosilisik asit.

İngilizce Fluoroscopy Türkçe anlamı, Fluoroscopy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fluoroscopy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdomen : Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Karın.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

Radioscopy : Röntgenle inceleme. Röntgen. Belirli bir süre x ışınları vererek iç organ ve oluşumları ekran üzerinde görerek inceleme, floroskopi, skopi. Işıngözlem.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzak.

Scopie : Skopi.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

 

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Fluoroscopy synonyms : a c syndrom, abdominal ovariectomy, radiology, roentgenoscopy, fluoroscopies, abattoir, a amplitude mod, a band, a crochordon, abdominal pain, abamectin.

Fluoroscopy ingilizce tanımı, definition of Fluoroscopy

Fluoroscopy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Examination of an object, as the human body, by exposing it to the X rays and observing the shadow cast upon a fluorescent screen. Cryptoscopy.