Fluters türkçesi Fluters nedir

  • [#flüt Flütçü].
  • Fülüt çalan kimse.

Fluters ingilizcede ne demek, Fluters nerede nasıl kullanılır?

Fluter : Flütçü. Fülüt çalan kimse.

Flute mouth : Pipo balığı. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, hortum ağızlıgiller (fistulariidae) familyasından, 2 m kadar uzunlukta, atlantik ve hint okyanuslarında yaşayan bir tür.

Flute mouths : Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, geri kemikli omuzlular (catosteomi) alt takımından, vücutları ince, uzun, ağızları boni biçiminde, atlantik ve hint okyanuslarında yaşayan türleri olan bir familya. Hortum ağızlıgiller.

Flute player : Neyzen. Flütçü.

Straight flute drill : Düz oluklu matkap. Düz oluklu delgi.

Flutier : Yüksek perdede ve açık bir tonda (flüt gibi). Flütümsü.

Fluted : Flütle seslendirilmiş. Fugalı. Yivli. Oluklu. Kanele.

Fluted column : Yivli sütun.

Flutes : Flüt. Yiv. Flütçü. Oluklu alan. Fitil. Farbala. Oluk. Pli.

Flute : Oluk açmak. Fitil. Flüt ile seslendirmek. Yiv. Oluk. Farbala. Flüt çalmak. Flütçü. Pli yapmak. Yiv açmak.

İngilizce Fluters Türkçe anlamı, Fluters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fluters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deport : Sürmek. Sürgün etmek. Uzaklaştırmak. Yurtdışına sürmek. Tehcir etmek. Sınırdışı etmek. Borsada deport. Borsa oyuncusunun elinde bulunmayan, ileride fiyatının düşeceğini beklediği ve vade sonunda teslim etmek üzere yüksek fiyattan sattığı taşınır değeri, vade tarihinde yeteri kadar bulamaması durumunda, üçüncü kişilerden belli bir primle geri ödemek üzere satın alması. Sinir dışı etmek.

 

Acquit : Beraat ettirmek. Aklamak. Beraat etmek. Tenzih etmek. Ödemek. Suçsuz çıkarmak. Ayrıcalık tanımak. İbra etmek. Muaf tutmak. Temize çıkarmak.

Flapping : Çırpma. Kanat çırpma. Gevşek olarak ileri geri hareket. Kanat çırpma (genellikle sesli). Flap hareketi. Aşağı yukarı hareket etme (kanatların, kolların, vb.).

Bear : Gütmek (kin). Uymak. Yakışık almak. Spekülasyon yapmak. Sahip olmak. Ayı. Dönmek. Bulundurmak. Katlanmak. Taşımak.

Flautist : Flüt çalıcısı. Flüt çalan kimse.

Comport : Yakışmak. Bağdaşmak. Davranmak. Uymak.

Flute : Oluk açmak. Pli yapmak. Flüt. Yiv. Oluk. Flüt ile seslendirmek. Farbala. Yiv açmak. Fitil.

Undulation : Dalga devinimi. Dalgalı oluş. Dalgalanma. Dalga. Salınım. Kıvrım. Dalgalı biçim. Ondülasyon. Titreşim.

Flutist : Flüt çalıcısı. Flüt çalan kimse.

Fluters synonyms : fluter, behave, carry, conduct, flute player, wave, fluttering, flautists, flutists, flutes, flap.

Fluters zıt anlamlı kelimeler, Fluters kelime anlamı

Order : Türküm. İntizam. Tarikat. Tür. Düzenlik. Bir din içinde tasavvufa, gizemciliğe dayanan, inançta ve kimi ilkelerde birbirinden ayrılan, tanrıya ulaşma, yollarından herbiri: mevlevi tarikatı, sen jan tarikatı gibi. Sipariş vermek. Komut. Hal. Asayiş.