Flutes türkçesi Flutes nedir

Flutes ingilizcede ne demek, Flutes nerede nasıl kullanılır?

Flute mouth : Pipo balığı. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, hortum ağızlıgiller (fistulariidae) familyasından, 2 m kadar uzunlukta, atlantik ve hint okyanuslarında yaşayan bir tür.

Flute mouths : Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, geri kemikli omuzlular (catosteomi) alt takımından, vücutları ince, uzun, ağızları boni biçiminde, atlantik ve hint okyanuslarında yaşayan türleri olan bir familya. Hortum ağızlıgiller.

Flute player : Neyzen. Flütçü.

Straight flute drill : Düz oluklu delgi. Düz oluklu matkap.

Reed flute : Ney.

The magic flute : Mozart tarafından bestelenen müzikal çalışma. Sihirli fülüt.

Flutier : Flütümsü. Yüksek perdede ve açık bir tonda (flüt gibi).

Fluter : Flütçü. Fülüt çalan kimse.

Fluted column : Yivli sütun.

Flutiest : Yüksek perdede ve açık bir tonda (flüt gibi). Flütümsü.

İngilizce Flutes Türkçe anlamı, Flutes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flutes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Couloir : Sel sularının açtığı vadi. Derin geçit veya boğaz. Tarak makinesi. Sel sularından dere. Suyolu. Sel yatağı. Kanal.

 

Reflex action : Tepke hareketi. Refleks hareket. İstenç dışı hareket. İstençdışı hareket.

Conduit : Boru. Ark. Aracı kuruluş. Avgın. Su yolu. Nakil boru hattı. Suyolu. Kablo borusu.

Duct : Suyolu. Düet. Boru. Akak. Mecra. Guddelerden salgıları akıtan arna. Tüp. Kanal.

Wind : Çevirmek. Kıvrılmak. Nefes. Soluklandırmak. Döndürmek. Boş laf. Sonuçlandırmak. Dolanmak. Bilgisayar, coğrafya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zemberekli alıcılarda, motoru çalıştıran zembereği kurulu duruma geçirmek üzere kolu ya da anahtarı çevirmek.

Bougie : Sonda. Kandil. Supozituvar. Mum. Buji. Fitil (tıp veya medikal terimi).

Gullies : Sellenme yarıntısı. Kanal. Sel yatağı. Selinti yarıntısı. Suyolu. Dere. Sel yarıntısı. Çukur.

Fillister : Oluk rendesi. Oyuk. Pencere çerçevesinde içine camın yerleştirildiği oluk veya yiv. Söve lambası.

Rabbets : Birbirine geçirmek. Lambalı geçme (kapı). Aşoz. Can yuvası. Yiv açmak. Lambalı geçme. Oluk açmak. Lamba yivi açmak.

Crease : Kırışıklık. Kat. Donatılan ağlarda yakalara geçirilen ağa verilen fazlalık. Buruşmak. Pot. Buruşukluk. Kırıştırmak. Kırışmak. Buruşturmak.

Flutes synonyms : innate reflex, instinctive reflex, breaking wind, reflex response, inborn reflex, piping, pipings, flute player, fluting, furbelow, canaliculus, flute, groove, pleat, chases, drainpipes, detonator, fart, plait, candle wick, exhaust, conduits, cord, reflex, candlewick, channel, farting, cannelure, flutist, setons, chute, grooves, filament.