Couloir türkçesi Couloir nedir

  • Sel sularından dere.
  • Suyolu.
  • Sel yatağı.
  • Kanal.
  • Derin geçit veya boğaz.
  • Sel sularının açtığı vadi.
  • Tarak makinesi.
  • Oluk.

Couloir ingilizcede ne demek, Couloir nerede nasıl kullanılır?

Coulomb : Amper saniye. Kulon. Kulomb. Elektrik yükünün uluslararası standart, birimi (c). 1 c = 3.10(üzeri 9) esyb. Coulomb. Elektrik yükbirimi.

Coulomb barrier : Coulomb engeli.

Coulomb energy : Coulomb erki. Kulomb enerjisi.

Coulomb field : Coulomb alanı. Kulomb alanı.

Coulomb force : Kulomb kuvveti.

Coulometry : Kulon ölçme. Kulonölçüm. Yük ölçümü.

Coulomb scattering : Coulomb saçılımı. Kulomb saçılması.

Abcoulomb : On kulon. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. Abkulon. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. Saltık coulomb.

Coulomb potential : Kulomb potansiyeli.

Coulometer : Coulombmetre. Yükölçer. Yük ölçer. Kulonmetre. Elektriksel yükölçer. Kulon ölçme.

İngilizce Couloir Türkçe anlamı, Couloir eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Couloir ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Combers : Yün. Asıl hani balığı. Uzun ve tümsekli dalga. Hani. Tarak. Penye makinesi. Üst kısmı kuvvetli rüzgarla ileriye doğru itilen derin deniz dalgası. Tarakçı.

Chutes : Paraşüt. Çağlayan. Kayılan yer. Kızak pisti. Akıntı.

 

Azure : Gökyüzü. Gök mavisi. Lacivert taşı. Bulutsuz. Azur. Gökmavisi. Masmavi gökyüzü. Açık morsu mavi. Metakromatik bazik karakterli üç azur boyasından (a, b, c) biri. gök mavisi.

Retouch : Rötuş etmek. Rötuşlama. Rötüş yapmak. Tashih etme. Rötuş yapma. Düzeltme. Rötüş. Rötüş etmek. Rötuş. Rötuş yapmak.

Colouring : Ten rengi. Boya. Gıda boyası. Görünüş. Renklendirme. Renk. Yüz rengi. Boyama. Yanıltıcı görünüş. Renklendiren.

Verdigris : Bakır asetat. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Bakır pası. Zengar. Zencar. Bakır yeşili.

Drainpipes : Akak. Drenaj borusu. Yağmur oluğu. Akaç. Pis su borusu. Pissu borusu. Atık su borusu. Su borusu. Yağmur suyu iniş borusu (binalarda). İniş borusu.

Primary color : Ana renk. Üç ana renkten biri.

Purple : Mora boyamak. Kardinallik. Mora çalan. Kötü. Eflatun. Erguvan rengi. Morumsu. Ahlaksız. Erguvani. Mora benzer.

Couloir synonyms : polychromize, nonsolid color, visual property, chromatic color, purpurate, dithered colour, polychromise, handcolor, aurify, chromatic colour, handcolour, colourize, colorise, primary colour, color in, pinkify, nonsolid colour, colorize, colour in, spectral color, parti color, dithered color, blackwash, heather mixture, carding engine, gullets, canallers, hue, gulley, incarnadine, achromatic color, embrown, gullies.

Couloir zıt anlamlı kelimeler, Couloir kelime anlamı

Uncolored : Boyanmamış. Renksiz. Tarafsız. Boyasız.

Achromatic color : Şeffaf.

Colorlessness : Renksemezlik. Renksizlik. Rengi olmama niteliği. Akromatizm.

Couloir antonyms : chromatic color, colored, discolor.

Couloir ingilizce tanımı, definition of Couloir

Couloir kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A deep gorge. A gully.