Flying phalanger türkçesi Flying phalanger nedir

  • Keseli memeliler (marsupialia) takımının kuskusgiller (phalangeridae) familyasından, 24 cm kadar uzunlukta, küçük boylu, yumuşak tüylü, uzun kuyruklu, ön ve art ayakları arasına gerilmiş kanat biçiminde bir zar bulunan, avustralya'da yaşayan bir tür.
  • Uçan keseli sincap.
  • Kanatlı keseli.
  • Uçan sincap.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Flying phalanger ingilizcede ne demek, Flying phalanger nerede nasıl kullanılır?

Flying : Dalgalanan. Uçma. Havacılık. Uçuş. Payanda. Tayeran. Tayyarecilik. Kısa. Amigo. Uçurma.

Flying away : Uçup gitmek. Kaçmak.

Flying boat : Tekneli deniz uçağı. Deniz uçağı.

Flying bomb : Robot bomba. Uçan bomba. Bir hava bombası olarak atılan patlayıcı ile dolu küçük pilotsuz jet sevkli uçak.

Flying bridge : Geçici köprü. Güverte köprüsü. Miyar güverte. Tombaz köprüsü. Asma varagele.

İngilizce Flying phalanger Türkçe anlamı, Flying phalanger eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flying phalanger ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

 

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Acacia : Arap zamkı. Akasya sakızı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Mimoza.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

 

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Borudişli. Karınca yiyen. Yer domuzu.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

Flying phalanger synonyms : abambulacral area, a chromosome, flying squirrel, abo blood groups system, a cell, abiotic factor, abiotic environment.