Follow up service türkçesi Follow up service nedir

  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Sonucu izleme bölümü.
  • Öğrencilerin gelişmelerinde ve yeni durumlara uymalarında kılavuzluk etkinliklerinin ne ölçüde etkili olabildiğini saptamakla görevli olup genel olarak okulu bitirenler üzerinde araştırma ve değerlendirme çalışmaları yapan kılavuzluk bölümü.

Follow up service ingilizcede ne demek, Follow up service nerede nasıl kullanılır?

Follow : Hemen ardından yer almak. -in ardından gelmek. Oluşmak. -in sonucu olmak. Dikkatle dinlemek. Anlamak. Arkasından gelmek. Peşinden gitmek. İzlemek.

Service : Bakımını yapmak. Bakim yapmak. Servis. Hizmet vermek. Hizmet etmek. Gereksinimleri karşılama ve üretildiği anda tüketilme özelliklerine sahip her türlü etkinlik. Servis sağlamak. Yardım etmek. Oyuna, yeni bir döneme ve ölü toplardan sonra yeniden oyuna başlama için yapılan atış. Tamir etmek.

Follow up : Sonuna kadar götürmek. İzinde olmak. Kovalamak. Ardını bırakmamak. Faydalanmak. Takip etmek. İzle. İzleme. Peşini bırakmamak. Sürdürmek.

Follow up control : Geri dönüşlü kontrol.

Follow up discussion : -'ın arkasından gelen tartışma (konferans, okuma, vb.).

Follow up visit : İzlem ziyareti.

Follow up post : Bir tartışma grubunda önceki bir mesaja atıfta bulunan mesaj.

Follow up question : Ek soru. Özellikle açıkuçlu sorulara alınan özgür yanıtları belirginleştirmek, derinleştirmek ya da bütünlemek amacıyla soruyu izleyen ve ek açıklamalar isteyen soru. Tamamlayıcı soru. İzleme sorusu. (bir önceki sorunun mealinde onu takip eden) devam veya takip sorusu.

 

Follow up report : İzleme raporu.

Follow up test : Birşeyleri takip eden test (ek, gözden geçirme, vb.).

İngilizce Follow up service Türkçe anlamı, Follow up service eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Follow up service ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

Abstract reasoning : Soyut akıl yürütme. Soyut usavurma. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi.

Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.

Achromatopsia : Akromatopsi. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Renk körlüğü.

Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

 

Abulia : İrade kaybı. Abulya. Abuli. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Kayıtsızlık. İstenç yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İstem yitimi. İrade yitimi.

Academic year : Eğitim öğretim yılı. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Öğretim yılı. Ders yılı. Akademik yıl.

Academic intelligence : Akademik zeka. Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

Follow up service synonyms : academy, achievement age, a priori knowledge, abstract intelligence, achievement tests, accustoming.