Forehead türkçesi Forehead nedir
- Alın.
- Kafanın önündeki eğim.
Forehead ile ilgili cümleler
English: My son tripped and cut his forehead on the corner of the coffee table.
Turkish: Oğlumun ayağı takıldı ve sehpanın köşesi alnını yardı.
English: I pressed my forehead against his.
Turkish: Alnımı onunkine bastırdım.
English: I pressed my forehead against Tom's.
Turkish: Alnımı Tom'unkine bastırdım.
English: The scar on his forehead really stands out.
Turkish: Alnındaki yara izi çok göze batıyor.
English: Ali had a big bruise on his forehead after he walked into the door.
Turkish: Ali kapıya çarptıktan sonra alnında büyük bir morluk vardı.
Forehead ingilizcede ne demek, Forehead nerede nasıl kullanılır?
Wrinkled forehead : Kırışık alın. Kırışıklı alın. Buruşuk alın. Başın gözler üstündeki bölümündeki buruşukluklar.
Written on his forehead : -dığı çok açık. Alnında yazıyor. -duğu açıkça görülüyor. -cağı çok açık.
Foreheads : Alın. Kafanın önündeki eğim.
Forehearth : Ön hazne. Fırın ön bölümü. Cam besleme oluğu.
Forehand : Teniste el-önü vuruş. Oyuncunun sağına gelen topa yaptığı vuruş [solak oyuncunun soluna gelen topa yaptığı vuruş]. Baş mevki. Sağ vuruş. Atın boynu ve omuzları. Topa elin iç tarafı ile yapılan vuruş. Oyuncunun sağına gelen topa el içi dışa dönük durumda yaptığı vuruş. [solak oyuncunun soluna gelen topa yaptığı vuruş]. Önceden yapılan. Sağ vuruşla yapılan. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır.
Fore and aft rig : Velena donanımı.
Beforehand : Peşin olarak. Önceden. Peşin. Önce. Daha öncesinde. İlk önce. Baştan. Peşinen.
Forehands : Sağ vuruşla yapılan. Teniste el-önü vuruş. Topa elin iç tarafı ile yapılan vuruş. Sağ vuruş. Atın boynu ve omuzları. Baş mevki.
Fore and aft sail : Yan yelkeni.
Fore and aft : Baştan kıça kadar. Omurga hattı boyunca ilerleyen baş kıç hattı. Baş ve kıç istikametinde. Pruva-pupa hattı.
İngilizce Forehead Türkçe anlamı, Forehead eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Forehead ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Membrane bone : Derinin dermis tabakasından gelişen kemik, dermal kemik. Zar kemik. Zar dokudan gelişen kemik. Derinin dermis tabakasından gelişen kemik. dermal kemik. Dermal kemik.
Brainpan : Kafatası.
Face : Karşı çıkmak. Karşı karşıya olmak. Tavır. Şekil. Yönelmek. Yüzünü dönmek. Şeref. Uzbilimsel olarak iki boyutla gösterilen, bir özdeğin bir evresini öteki evrelerinden ya da başka özdekerden ayıran sınır yüzü. Kaplama yapmak. Yüz ifadesi.
Feature : Yayınlamak. Karakterize etmek. Özellik. Başrolde oynatmak. Önemli bir öğesi olmak. Önem vermek. İçermek. Ön plana çıkarmak. Belirtmek. Bir şeyde önemli bir rolü olmak.
Frontal : Cepheden. Ön. Mihrap örtüsü. Alın balıklarda orbital bölgede bulunan ve baş iskeletinin büyük bir kısmını oluşturan bir çift büyük kıkırdak kemik. Alın+. Cephesel. Alın kemiği. Frontal. Cepheye ait.
Frons : Alın, yaprak, diken. Böceklerin başlarındaki üst ön kısım. Frons.
Frontal bone : Alın kemiği.
Brow : Kaş. Tepe. Kenar. Çehre. Yüz. Yamaç.
Lineament : Çizgisellik. Ayırt edici özellik. Yüz hattı.
Forehead synonyms : os frontale, frontal eminence, mesophyron, human face, crinion, trichion, metopion, braincase, foreheads, fronts, ophryon, sinciput, cranium, brows, glabella.
Forehead ingilizce tanımı, definition of Forehead
Forehead kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The front of that part of the head which incloses the brain. That part of the face above the eyes. The brow.

Bu kısımda Forehead kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Forehead ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Forehead anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Forehead ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.