Foresworn türkçesi Foresworn nedir

  • Yeminli beyanda bulunmak.
  • Tövbe etmek.
  • Terketmeye veya bırakmaya söz vermek.
  • Yemin altında inkar etmek.
  • Yalancı şahitlik etmek.
  • Yalancı şahitlik yapmak.
  • Yanlış ifade vermek.
  • Yalancı şahitlikte bulunmak.

Foresworn ingilizcede ne demek, Foresworn nerede nasıl kullanılır?

Foreswore : Yemin altında inkar etmek. Terketmeye veya bırakmaya söz vermek. Yanlış ifade vermek. Yalancı şahitlik yapmak.

Foreswear : Yalancı şahitlik etmek. Yalancı şahitlik yapmak. Yalancı şahitlikte bulunmak. Yeminli beyanda bulunmak. Tövbe etmek. Yanlış ifade vermek. Terketmeye veya bırakmaya söz vermek. Yemin altında inkar etmek.

Foreswearing : Yeminli beyanda bulunmak. Yalancı şahitlik etmek. Yalancı şahitlik yapmak. Terketmeye veya bırakmaya söz vermek. Yalancı şahitlikte bulunmak. Yanlış ifade vermek. Tövbe etmek. Yemin altında inkar etmek.

Fores : Ön. Ön taraftaki. Baş taraf. Başa doğru. Başta. Pruva. Önde. Önde olan. Öndeki. İlk.

Foresail : Trinketa yelkeni. Pruva yelkeni. Velestralya yelkeni. Tirinket yelkeni. Tirinket. Trinketa. Ön yelken.

Foreseeable : Tahmin edilebilir. Öngörülebilir. Tahmin edilebilen. Önceden görülebilen. Önceden görülebilir. Sezilebilen.

Foresails : Trinketa yelkeni. Ön yelken. Velestralya yelkeni. Trinketa. Pruva yelkeni. Tirinket yelkeni. Tirinket.

 

Foresee : Önceden sezmek. Geleceği görmek. Önceden görmek. İleriyi görmek. Sezmek. Öngörmek. Hissi kablel vuku. Tahmin etmek. Önceden bilmek. Ummak.

Foreseeing : İleri görüşlü. Önceden görme. Önceden görmek. Geleceği görmek. İleriyi görmek.

Foreseeability : Tahmin edilebilirlik. Sezilebilir veya tahmin edilebilir olma özelliği. Sezilebilirlik. Tahmin edilebilir olma veya önceden bilinebilir olma özelliği.

İngilizce Foresworn Türkçe anlamı, Foresworn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foresworn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Seacoast : Deniz sahili. Denizlerin, yapay ve doğal göllerin kıyı çizgisi boyunca uzanan kara parçası. Deniz kenarında bulunan arazi. Sahil. Deniz kıyısı. Kıyı.

Prolusion : Önsöz.

Forswearing : Yemin etmek. Bırakmak için yemin etmek. Yeminli olarak inkar etmek. Yeminli olarak itiraz etmek. Yeminle inkar etmek. Yeminle vazgeçmek.

Formation : Oluşturma. Biçimlendirme. Biçimlenme. Teşkil. Biyoloji, eğitim, fizik, kimya, uzay, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Düzenleme. Tertip. Yapım. Buzsul büyültmede oluşan temel yapının belirlediği biçime girme. Oluşuk.

Preface : Ön söz. Kitabın amacını, konusunu, işleniş biçimini açıklayan ve (ya da) hazırlanmasında emeği geçen kişileri anan yazı. -e ile başlamak. Önsözünü yazmak. Mukaddime. Önsöz. Başlangıç. Giriş yapmak. Önsöz ile başlamak.

Perjuring : Yalancı tanıklık etmek. Yalan yere tanıklık etmek. Yalan yere yemin ettirmek. Yalan. Yalan yere yemin etme.

Bear false witness : Yalan yere yemin etmek. Mahkemede yalan söylemek.

Sea coast : Deniz kıyısı. Sahil. Deniz kenarı. Kıyı.

Swear off : Bırakacağına yemin etmek. Bir şeyi yapmamak için tövbe etmek.

Foresworn synonyms : foreswore, text, foreswear, introduction, seashore, perjures, repents, abjures, abjure, foreswearing, repent, coast, forswore, forswear, repented, perjure, forswears, abjuring, geological formation, textual matter, repenting, abjured.