Forward contract türkçesi Forward contract nedir
- Vadeli döviz sözleşmesi.
- İktisat alanında kullanılır.
- Vadeli kontrat.
- İleriye yönelik kontrat.
- İlerde teslim şartlı sözleşme.
- Vadeli sözleşme.
- Vadeli döviz işlemlerine ilişkin taraflar arasında yapılan sözleşme.
- Bir işin görülmesini garanti altına alan kontrat.
- Vadeli işlem sözleşmesi.
- İleride teslim şartlı sözleşme.
- Belli bir ekonomik varlığın bugün belirlenen sabit bir fiyattan gelecekte birkaç aylık süre sonunda teslim edilmek kaydıyla satılması konusunda yapılan sözleşme.
Forward contract ingilizcede ne demek, Forward contract nerede nasıl kullanılır?
Forward : Yeni adrese göndermek. Gelişmiş. İleriye. Yönlendirmek. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. İleri. Öndeki. Yüklemek. İletmek. Yollamak.
Contract : Yanların ilintisiz isteklerini açığa vurarak anlaşmaları. kişilerin, yandaş olarak bir hakkı değiştirmek, ortaya çıkarmak ya da düşürmek amacıyla yasalar çerçevesinde iç güdülerine dayanarak imzaları altında yaptıkları karşılıklı ve yazılı bildirim. Bağıtlaşmak. Mukavele. Kontrat yapmak. Sözleşme. Kasmak. Sözlü veya yazılı olarak yapılan icap ve kabul irade bildirimlerinin birbirlerine uygun bir biçimde birleştirilmesiyle hazırlanan ve taraflarca imzalanan belge. Kasılmak. Kontrat. Bir oyuncunun tiyatro yönetimiyle yaptığı yazılı anlaşma.
Forward air controller : Uçuş müfettişi. İleri hava kontrolörü.
Forward buying : Vadeli satın alma. Vadeli teslim piyasasında satın alma. Ön alım. Gelecekte teslim edilmek üzere satın alma. Gelecekte teslim satınalma.
Forward by e mail : Elektronik posta ile ilet.
Forward channel : İleri doğru kanal. Veriş kanalı. İleriye oluk. İleri yönde kanal.
İngilizce Forward contract Türkçe anlamı, Forward contract eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Forward contract ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
Forward contract synonyms : contract for futures, a change in supply, a change in demand, abnormal budget expenditures, a pass through certificate, future contracts, a type mutual funds, a shift in supply, a shift in demand.

Bu kısımda Forward contract kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Forward contract ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Forward contract anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Forward contract ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.