Forward discount türkçesi Forward discount nedir
- Vadeli kur ıskontosu.
- Vadeli döviz iskontosu.
- İktisat alanında kullanılır.
- Herhangi bir dövizin vadeli kuru ile anında teslim piyasasındaki kuru arasındaki negatif fark.
Forward discount ingilizcede ne demek, Forward discount nerede nasıl kullanılır?
Forward : Ön. İleriye yönelik. Şımarık. Yüklemek. İleri. Akıncı. Yollamak. Cüretkar. Sunmak. Gelişmiş.
Discount : Dikkate almamak. Kısa kesme. İskonto etmek. Kırmak (bono veya senet). İskonto yapmak. Hesaptan düşmek. İndirim. Tenzilat. Azaltma. İkram etmek.
Forward air controller : İleri hava kontrolörü. Uçuş müfettişi.
Forward buying : Gelecekte teslim edilmek üzere satın alma. Ön alım. Vadeli satın alma. Gelecekte teslim satınalma. Vadeli teslim piyasasında satın alma.
Forward by e mail : Elektronik posta ile ilet.
Forward channel : İleri doğru kanal. Veriş kanalı. İleriye oluk. İleri yönde kanal.
İngilizce Forward discount Türkçe anlamı, Forward discount eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Forward discount ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Forward discount synonyms : forward exchange discount, a change in supply, abolition of forced labour convention, a change in individual demand, ability to pay approach, a type mutual funds, a shift in demand, abnormal budget receipts.

Bu kısımda Forward discount kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Forward discount ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Forward discount anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Forward discount ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.