Fray türkçesi Fray nedir

Fray ile ilgili cümleler

English: That extension cord looks dangerous to me. You see where it's frayed there?
Turkish: Bu uzatma kablosu bana tehlikeli gibi görüyor. Nereden yıprandığını görüyor musun?

Fray ingilizcede ne demek, Fray nerede nasıl kullanılır?

Fray out : Aşınmak. Yıpranmak. Aşındırmak. Yıpratmak.

Jump into the fray : Tartışmaya katılmak. Kavgaya katılmak veya karışmak.

Frayed : Sinirli. Hırçın. Yorgun. Yıpranmış. Sökülmüş iplikleri olan (kumaş hakkında). Aşınmış. Aşınmiş. Eskimiş. Yırtık pırtık.

Frayed at the edges : Kendini iyice dağıtmış. Perişan olmuş.

Frayed nerves : Yıpranmış sinirler.

Defrayable : Ödenebilir olan. Ödenebilir.

Affray : Gürültü. Kavga kıyamet. Dövüş. Dalaş. Arbede. Kavga.

Fraying : Yıpratma. Yıpranma.

Defrayal : Masrafların ödenmesi. Ödenme.

Affraying : Gürültü. Arbede. Dövüş. Dalaş. Kavga.

İngilizce Fray Türkçe anlamı, Fray eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fray ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Outwears : Eskitmek. Daha uzun dayanmak. Tüketmek.

Attacked : Koyulmak. Çatmak. Hücuma uğramış. Yakalanmak. Girişmek. Tutulmak. Saldırılmış. Eleştirmek. Hamle yapmak.

Meets : Karşılaşma.

Scuffling : Saç saça başbaşa kavga etmek. Saç saça baş başa kavga etme. İtişip kakışmak. Ayaklarını sürüme. Ayaklarını sürümek. Boğuşmak. İtişip kakışma.

Broils : Gürültü. Izgarada kızartmak. Kavrulmak. Kızartmak. Izgara. Izgara yapmak. Kargaşa. Yanmak.

Denude : Açılma. Erozyona uğratmak. Çıplak hale getirmek. Çıplaklaştırmak. Açmak. Soymak. Çıplak bırakmak.

Ate : Yemek. İçmek (çorba). Tüketmek. Çok yemek yemek. Yemek yemek. Kemirmek.

Grow old : Saçı başı ağarmak. Kocalmak. Kartlaşmak. İhtiyarlamak. Kocamak. Yaşlanmak. Eskimek. Farımak.

Scuffles : İtişip kakışma. Saç saça başbaşa kavga etmek. Didişmek. İtişme. Saç saça baş başa kavga etmek. Çekişmek. İtişip kakışmak. İtişmek. Ayaklarını sürümek.

Competition : Yarış. Kendi mallarının satışını kolaylaştırma ve hızlandırma, başkalarına ilişkin malların satışını da yavaşlatma ve engelleme amacıyla tecimci ve yapımcılar arasında uygulanan yarışım. aynı düzeyde aynı tür mallar arasında satışı yoğunlaştırma ve karşıtına ilişkin malların satışını engelleme amacıyla malın satış koşulları ve özelliğiyle niteliğinde daha olumlu sonuçlar sağlayarak çabalarda bulunma. Deneme. Sınama. Atletizm, biyoloji, iktisat, eskrim, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Rekabet. Yarışım. Müsabaka. Herhangi bir etkinlik alanında ayrı ayrı kişi ya da gruplar arasında sürdürülen üstün olma mücadelesi. Konkur.

 

Fray synonyms : brawl, attrit, contestation, enchafe, argumentation, donnybrooks, chaffer, callaloo, affraying, fracas, brawled, bouts, brouhaha, broil, cat and mouse, fighting, altercation, meet, outwearing, grappling, chaos, cliffhangers, contest, bungles, conflict, muss, musses, competing, be worn out, befuddlements, cliffhanger, chaffering, scuffle.

Fray ingilizce tanımı, definition of Fray

Fray kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Affray. Combat. A place injured by rubbing. A fret or chafe, as in cloth. Broil. Contest. To bear the expense of. To frighten. To alarm. To defray. As, a deer is said to fray her head. To fret, as cloth. To terrify. To rub. To rub. To wear off, or wear into shreds, by rubbing.