Frill türkçesi Frill nedir

Frill ingilizcede ne demek, Frill nerede nasıl kullanılır?

Frilled : Decorated with frills. Fırfırlı. Ruffled. Fringed.

Frilled lizard : Pullu sürüngenler (squamata) takımının, agamagiller (agamidae) familyasından, 30 cm kadar uzunlukta, avustralya'da yaşayan bir tür. Yakalı agama. Yakalı kertenkele.

Frilled shark : Kıvırcık solungaçlı balık. Köpek balıkları (selachii) takımının, kıvırcık solungaçlıgiller (chlamydoselachidae) familyasından, 1.5 m kadar uzunlukta, atlantik ve pasifik okyanuslarında yaşayan, familyasının tek türü.

Frilled sharks : Balıklar (pisces) sınıfının, köpek balıkları (selachii) takımının, çift omurlular (diplospondyli) alt takımından, solungaç yarıkları saçaklı olan, kıvırcık solungaçlı balık (chlamydoselachus anguineus) türü iyi bilinen bir familya. Kıvırcık solungaçlıgiller.

Frillier : Fırfırlı. Süslü.

Frillings : Gösteriş. Kırıştırmak. Süs. Fırfır. Saçak gibi tüyler. Manşet. Farba. Kırışmak. Kıvırmak. Volan.

Frillies : Kadın iç çamaşırı. Gösterişli kıyafet. İç eteklik. Fırfırlı. Süslü. Abartılı.

Frilliness : Fırfırlı olma. Birçok faydasız süs ile süslenmiş olma durumu. Aşırı süs.

 

Frilly : Abartılı. Gösterişli kıyafet. Fırfırlı. Süslü.

No frills : Müşterilerin asgari ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik hizmet veya ürün.

İngilizce Frill Türkçe anlamı, Frill eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frill ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Headlined : Sıralanmak. Serlevha. Başlık. Haber başlığı. Manşette vermek. Afişte ismi olmak. Başlık koymak. Gazete manşeti.

Designating : İşaret etmek. Göstermek. Atamak. Adlandırmak. Tanımlamak. Tayin etmek.

Slip of paper : Föy. Fiş.

Angle : Köşe yapmak. Bakış açısı. Oltayla balık avlamak. Çarpıtmak. Açı vermek. Saptırmak. Balık tutmak. Açı yapmak. Korniyer.

Coil : Güçlü bir çekimsel alan oluşturmak için elektrik iletkeninin bir yalıtkan üzerine sarılmasıyla oluşturulan düzen. Kangallanmak. Bobin. Halatların muhafaza edilmeleri için yapılan istif biçimi. Kangal haline gelmek. Gebeliği önleyici alet. Tutam. Roda. Dolanmak.

Frilling : Kumaşa dikilmiş olan süsleyici fırfır.

Bunch : Çete. Grup. Deste yapmak. Demet yapmak. Bağlam. Bir araya toplamak. Deste. Toplamak. Demet.

Cuffing : Yen. Tokat atmak. Şamar atmak. Kafing. Tokat. Tokatlamak. Kolluk. Sille.

Crank : Yol vermek. Manivela. Kol. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Deli. Saplantılı kimse. Saplantı. Eski alıcı ve göstericilerde, aygıtı çalıştırmak için elle döndürülen, alıcı ya da göstericinin düzeneğini devindiren sap. Kaçık. Acayip kimse.

Blazonry : Hanedan armaları. Armacılık. Parlak dekor. Fiyaka. Arma.

Frill synonyms : external body part, crinkling, streamer headline, embellish, bravado, balance wheel, cuff, appareled, attire, crinkles, contorts, blazoned, decorativeness, crinkle, furbelow, crimping, attires, caption, affectations, airs, attiring, decors, bat the eyes, captions, decor, goffer, crisped, heading, streamer, contorting, bend, corrugating, jabot.

 

Frill ingilizce tanımı, definition of Frill

Frill kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to frill a cap. To provide or decorate with a frill or frills. As, the hawk frills. A ruffing of a bird`s feathers from cold. To turn back. in crimped plaits. To shake or shiver as with cold.