Fundamental law türkçesi Fundamental law nedir

  • Temel kural.
  • Anayasa hukuku.
  • Temel kanun.
  • Anayasa.

Fundamental law ingilizcede ne demek, Fundamental law nerede nasıl kullanılır?

Fundamental : Belli başlı. Temel. Ana. Esasi. Asli. Temelli. Temel şeklinde. Bir nota için kaynak alınabilecek en pes perdeli ses. Temel ilke.

Law : Doğa olaylarının oluş nedenlerini ortaya koyan ve gelecekteki olayları önceden kestirme olanağı veren bağıntı; newton kanunu, kepler kanunları. Kural. Nizam. Kaide. Dava. Usul. İlke. Yasal çözüm. Sakçı. Kanun.

Fundamental analysis : Esas analiz. Temel analiz.

Fundamental catalogue : Temel katalog. Yıldızların konsayılarını, parlaklık ve uzaklık gibi temel öğelerini topluca veren cetveller kitabı.

Fundamental colors : Birincil renklerin tümleri olan renkler. Birincil renk. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Temel renk. Ana renkler. Ana renk.

Fundamental colour : Esas renk. Ana renk.

İngilizce Fundamental law Türkçe anlamı, Fundamental law eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fundamental law ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Basic principle : Temel doktrin. Ana ilke. Esas ilke. Temel prensip. Temel esas. Temel ilke. Temel inanç.

Constitutions : Bünye. Tüzük. Karakter. Kurma. Huy. Oluşturma. Anayasalar. Yaradılış. Meydana getirme.

 

Rule of thumb : El kararı. El yordamı. Parmak hesabı. Göz kararı. Ampirik kural. Elyordamı. Derinliğine incelenmeden yapılan işlem ya da incelik ve kesinlikten yoksun kaba yordam. Baş parmak kuralı. Pratik yöntem. Yaklaşık hesap.

Constitutional charter : Anayasal şart.

Ground rule : Ortama göre değişebilen kural. Ana kural.

Constitutional law : Hukuku esasiye. Kanunu esasiye. Anayasal hukuk. Kamu kurumları ve insan hakları ile ilgili olan kanunlar.

Basic rules : Esas kurallar. Temel kurallar. Temel yönergeler.

Constitution : Yapı. Hayvanların morfolojik yapısı ve fizyolojik işlevlerinin karşılıklı ve uyumlu olması sonucu vücudun çevre etkilerine gösterdiği direnç ve uyum yeteneği, konstitüsyo, konstitüsyon. Meydana getirme. Bileşim. Karakter. Oluşum. Vücudun, insana özgü olan ve başarı yeteneğini saptayan temel yapısı. Huy. Oluşturma.

Organic law : Esas teşkilat kanunu.

Basic rule : Ana kural. Esas kural. İlk kural.

Fundamental law synonyms : basic law.