Tüzük nedir, Tüzük ne demek

  • Herhangi bir kurumun veya kuruluşun tutacağı yolu ve uygulayacağı hükümleri sırasıyla gösteren maddelerin hepsi, nizamname, statü

"Tüzük" ile ilgili cümle

  • "Bu, çok ucuz bir amatör ressam tüzüğüdür." - H. Taner

Hukuki terim anlamı:

nizâmnâme.

Bilimsel terim anlamı:

Yasaların bazı maddelerini ya da hükümlerini açıklamak amacıyla düzenlenen, Danıştay'ın incelenmesinden geçtikten sonra Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile yürürlüğe konulan hukuk belgesi.

Her hangi bir kurumun ya da örgütün tutacağı yolu ve uygulayacağı yargıları sırasıyla gösteren ayrıntıların tümü.

İngilizce'de Tüzük ne demek? Tüzük ingilizcesi nedir?:

by law

Tüzük hakkında bilgiler

Tüzük, yasalarca belirlenen işlerin nasıl yapılacağını gösterir, bakanlar kurulunca çıkarılır ve cumhurbaşkanının imzasından sonra Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girer Danıştay'ın denetimine tabidir ayrıca bir kurum ya da kuruluşun amaçlarını, görevlerini ve izleyeceği yol ve yöntemleri belirttikleri maddeler bütünüdür. Kanunların uygulanmasına ilişkin esasları gösterir.

Tüzük anlamı, tanımı:

Kurum : Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese. Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür.

 

Kuruluş : Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. Kasılma. Kurulma işi. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Yapı, yapılış, bünye.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Bir cismi oluşturan öge, öz. Para, mal vb. ile ilgili şey. Molekül.

İç tüzük : Bir kuruluş, meclis, kurum vb.nin iç işlerini düzenleyen tüzük, dâhilî nizamname.

Hüküm : Karar. Önem, geçerlilik. Egemenlik, hâkimiyet. Yargı. Değer, aynı veya benzer nitelik.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Hepsi : Bütünü, tamamı, tümü, cümlesi.

Nizamname : Tüzük.

Statü : Heykel. Bir kimsenin, bir kurum veya bir toplum içindeki durumu. Tüzük. Kadro bakımından bağlı olduğu durum, pozisyon.

Yasal : Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni, meşru, legal.

Gösteri : Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.

 

Tüzükmek : Hızlı koşmak.

Diğer dillerde Tüzük anlamı nedir?

İngilizce'de Tüzük ne demek? : n. rules, regulations, charter, code, constitution, covenant, rule, standing rule, statute

Fransızca'da Tüzük : statut [le]

Almanca'da Tüzük : n. Bestimmung, Dienstplan, Satzung, Statut, Verfassung

Rusça'da Tüzük : n. устав (M), статут (M)

adj. уставной