Fusion zone türkçesi Fusion zone nedir

Fusion zone ingilizcede ne demek, Fusion zone nerede nasıl kullanılır?

Fusion : Eritme. Birbirinden ayrı iki ya da daha çok mal yapısının saptanması ve kabul edilen biçim ve koşullarla birleştirilerek bir tek ortak mal yapısı elde edilmesi. Füzyon. Kaynaşık mal. Yeğni öğe çekirdeklerinin, daha ağır bir çekirdek oluşturmak üzerebirleşmeleri. Isı etkisiyle örüt yapıları çözülen katıların, sıvı evreye geçmeleri olayı ; donmanın tersi. Kimi çekirdeklerin, çok yüksek sıcaklıklarda ve çok büyük nicelikte erke salarak birleşip, daha.büyük bir çekirdek oluşturmaları. İki ya da daha çok ortaklığın bir araya gelmesi, birleşerek bir ortaklık kurmaları. Erime. Güçlü bir ortaklığın tecimsel gücünü ve hukuki görüntüsünü kaybetmiş diğer bir ortaklığın borçlu ve alacaklı değerleriyle yükümlenmek ve bunlardan doğacak her çeşit sonuçları da üzerine almak suretiyle onunla birleşmesi.

Zone : Bir yerde ancak belirli bir faaliyete izin vermek. Bölge. Zon. Kuşatmak. Bir yeri belirli bir faaliyet için ayırmak. Kentbilim bölge. Benzer fauna ve flora ile belirlenen bir alan; bazı türlerin münhasıran bulunduğu bir alan. Çevirmek. Kuşak. Mıntıka.

Fusion bomb : Hidrojen bombası. Termonükleer bomba. Füzyon bombası.

 

Fusion energy : Nükleer füzyon sonucu açığa çıkan yaklaşık 200 mev'luk enerji. Füzyon enerjisi.

Fusion frequency : Kaynaşma sıklığı. Görüntülerin birbirini izleme sıklığının belirli bir değeri. (bu değerin üstündeki frekanslarda görüntülerin renk ya da öznel parıltı ayrımları algılanamaz.). Erime frekansı. Görüntü erime frekansı. Birleşme frekansı.

Fusion of culture : İki ya da daha çok ekinin birleşerek yeni bir ekinsel bileşim oluşturmaları süreci. Ekinsel kaynaşım.