Göle nedir, Göle ne demek
Göle; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.
- Ardahan iline bağlı ilçelerden biri

Yerel Türkçe anlamı:
[Bakınız: gölle]
Suda kaynatılmış buğday, mısır, fasulye, nohut ve benzeri tahıllar.
Aşure.
Tuzlu suda kaynatılmış fiğ, mısır ve buğday.
[Bakınız: gölle]
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Çanakkale şehrinde, Etili bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Göle hakkında bilgiler
Göle (Osmanlıca: مرده نيک / Merdenik, Kola (კოლა) Gürc.) Ardahan'ın en büyük ve en önemli ilçesidir.
Göle, 1551'de Erzurum'a, 1579'da Kars eyaletine bağlanmıştır. 1830'da merkezi Dedeşen köyü olarak Çıldır Sancağı'na, 1866'da bucak merkezi statüsüyle Ardahan kazasına bağlanmıştır. 1878'de Rus işgalinden sonra ise, kaza merkezi Merdinik köyü (şimdiki ilçe merkezi) olmuştur.İlçe; Kazım Karabekir Paşa kuvvetleri ve milislerce 30 Eylül 1920'de Rus işgalinden kurtarılmış ve kırk yıl süren esaret altından çıkmıştır. Bu tarihten 1992 yılına kadar Kars iline bağlı bir ilçe olan Göle, 1992 yılında Ardahan iline bağlanmıştır.
Göle ilçe merkezinde belediye teşkilatı 1926'da kurulmuştur. Son olarak, 27 Mayıs 1992 tarihinde 3806 sayılı kanun ile Ardahan iline bağlanmıştır.
İlçenin sınırları kuzeyinde Ardahan ili, güneyinde Kars'ın Selim ilçesi, doğusunda Kars'ın Susuz ilçesi, kuzey batısında Erzurum'un Olur ilçesi, güney doğusunda Kars ili, güney batısında Erzurum'un Şenkaya ilçesi ile çevrilidir. İl merkezine olan uzaklığı 45 km dir.
Göle ile ilgili Cümleler
- Ali bizimle göle gitmedi.
- Gölet sert donduruldu.
- Gölet 100 metre çapındadır.
- Sonunda göle ulaştık.
- Ertesi sabah Beyaz ördek, yavrularını arayarak göletin etrafında dolandı durdu; isimleriyle seslendi, aradı taradı ama onlara dair hiçbir ize rastlayamadı.
- Helikopteri göletin üzerinde uçarken görebiliriz.
- Gölet dondu.
- Biz öğlen yemeği yemek için göle gidiyoruz.
- Gölet kurudu.
- Gölet çok derin.
- Otel göle bakıyor.
- Göle doğru yürüyelim.
- Gölet geçen yaz kurudu.
- Ali çok küçük bir gölette sadece büyük balık.
Göle anlamı, tanımı:
Ardahan : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.
Gölek : Gölet.
Gölerme : Gölermek işi.
Gölermek : Göl durumuna gelmek. Hayvanın ipi ayağına ve boynuna dolaşarak kalkamayacak biçimde yere yıkılmak.
Gölet : Birikinti suların sulamak amacıyla genellikle bir set ardında toplandığı küçük göl, gölcük, gölek, büvet, büğet. İçinde ham deri ıslatılan taş havuz.
Kola : Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata). Kolalama. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta.
Büyük : Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Büyük abdest. Önemli. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Üstün niteliği olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Niceliği çok olan.
Önemli : Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik. Önemi olan, mühim, ehemmiyetli.
Erzurum : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Eyalet : Osmanlı Devleti'nde en büyük sivil veya askerî yönetim bölgesi. Çoğunlukla valilerce yönetilen ve yönetim bakımından bir tür bağımsızlığı olan yönetim bölgesi.
Merkez : Polis karakolu. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer. Belirli bir yerin ortası. Bir işin öğretildiği yer. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Biçim, tarz. Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri.
Dede : Mevlevi tarikatında çile doldurmuş olan dervişlere verilen unvan. Torunu olan erkek, büyükbaba, büyükpeder. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü. Büyükbabadan başlayarak geriye doğru atalardan her biri.
Bağlı : Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Sınırlanmış, sınırlı. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Kapatılmış olan, kapalı. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun.
Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.
Göle su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlar : yapılması geciken iyilikler, bekleyenleri sıkıntı içinde bırakır anlamında kullanılan bir söz.
Gölebakan : Ardahan ilinde, Çıldır ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şanlıurfa şehri, Gölcük nahiyesine bağlı bir bölge.
Gölebek : İplik yapmak için hazırlanmış pamuk ya da yün yumağı. Küçük su birikintisi, gölcük.
Gölecen : Çıkrık. İpliği makaralara sarmak için çilenin geçirildiği araç. İplik çileleri sarmakta kullanılan bir çeşit aygıt.
Gölecik : Bursa ili, Karacabey ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Göleç : bk. gölek (I)- On dönüm büyüklüğünde bir alanı kaplayan su. Küçük su birikintisi, gölcük. Şanlıurfa kenti, Suruç belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Göleçen : İplik büken çıkrığın kamış masurası.
Göleğez : Sulak yerlerde yetişen büyük yapraklı ve patates gibi, yenilen bir bitki.
Göleğiz : Sulak yerlerde yetişen büyük yapraklı ve patates gibi, yenilen bir bitki.
Göleklenmek : Su set önünde birikmek, göllenmek.

Bu kısımda Göle nedir? Göle ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Göle tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Göle hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.