Gömül nedir, Gömül ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Biçilmiş ekin yığını.

On iki destenin meydana getirdiği yığın.

Gömül ile ilgili Cümleler

  • Canlı canlı gömüldü.
  • “Karanlık içinden bir süre fısıltılar geldi, sonra her şey derin bir sessizliğe gömüldü.”
  • Tom'un nereye gömüldüğünü görmek istiyor musun?
  • O tamamen kitabına gömülmüştü.
  • Ali koltuğa gömüldü.
  • Gömülü hazineyi nerede bulacağımı tam olarak biliyorum.
  • Borca gömülen insanlar var.
  • Ali neredeyse gözyaşlarına gömülmüştü..
  • İşe gömüldüm.
  • Gömülü hazineyi hala arıyor musun?
  • “Türkiye'nin güneşi battı, karanlığa gömüldük.”
  • Gömülü hazineyi arıyorduk.
  • Tom'un ebeveynleri buradan uzakta olmayan bir mezarlığa gömülü.
  • Burada gömülü bir hazine yok.
  • “Bütün ev halkı yasa bürünmüştü, o gece hiçbirinin gözüne uyku girmedi.”
  • Onların Park caddesindeki bir evin bodrumunda gömülmüş bir iskelet bulduklarını duydum.

Gömül ile ilgili Atasözü veya Deyim

karanlığa gömülmek : koyu karanlık içinde kalmak büyük sıkıntı ve keder içinde kalmak.

sessizliğe gömülmek : sessiz duruma gelmek.

yasa bürünmek (veya boğulmak veya gömülmek) : çok üzülmek.

Gömül kısaca anlamı, tanımı

Gömü : Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şeyler, define

Gömülebilme : Gömülebilmek işi.

 

Gömülebilmek : Gömülme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Gömüleme : Gömülemek işi. Paranın dolaşımdan çekilerek devinimsiz kılınması, herhangi bir harcama yapılmaksızın elde tutulması.

Gömüleme çözülmesi : Gömülenen paranın tekrar dolaşıma sokulması.

Gömülgeç : Sazlık, bataklık.

Gömülgen : Sazlık, bataklık. Bataklık. Çok gömülen, bataklık halinde olan.

Gömülmeklik : Ölüm olaylarında, ölüyü kaldırmak için sarfedilen para.

Gömülüverme : Gömülüvermek işi.

Gömülüvermek : Çabucak veya kısa sürede gömülmek.

Gömüldürük : Boyunduruğa geçirilen kısa değnek. Eyerin geriye kaymaması için atların boyunlarından aşırılıp kolanlarına bağlanan kayış.

Gömülemek : Para veya değerli şeyleri toprak altına gömerek saklamak.

Gömülme : Gömülmek işi.

Gömülmek : Gömme işi yapılmak veya gömme işine konu olmak. Bir şeyin derinliğine inmek. Yok olmak, kaybolmak, görünmez olmak. Yerleşmek, oturtulmak, kendini gömmek.

Gömültü : Avcının avını beklerken içine saklandığı çukur.

Gömülü : Gömülmüş olan, toprak altında saklanmış olan, metfun. Batmış, kaybolmuş.

Gömülüş : Gömülme işi.

Desten : Destan.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Yığın : Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe. Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle.

Diğer dillerde Gömük ışıtaç anlamı nedir?

İngilizce'de Gömük ışıtaç ne demek ? : recessed head light