Gömeç nedir, Gömeç ne demek
Gömeç; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.
- Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri

Yerel Türkçe anlamı:
Ebegümeci.
Değirmen taşını döndürmek için suyun üzerine aktığı kaşıkların bağlı olduğu yuvarlak ağaç: Değirmenin gömeci kırılmış.
Yağda kızartılmış sıcak ekmek.
Mayalı ya da mayasız, yağlı ya da yağsız olarak yapılmış olan bir çeşit kül pidesi, ekmeği.
[Bakınız: gömbe]
Bal peteği.
Mezar.
Doğudan esen rüzgâr.
Bir çeşit erik.
Yuvarlaklaşma, çöreklenme: Yılan gömeçlemiş yatıyordu.
Bir çeşit papatya.
Diğer sözlük anlamları:
Bal peteği, petek.
Kül poğaçası, kül ekmeği.
Fransızca'da Gömeç ne demek?:
vulve
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Diyarbakır ili, Hani belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kayseri ilinde, Güneşli bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Gömeç hakkında bilgiler
Gömeç, Balıkesir ilinin bir ilçesidir. Burhaniye ilçesi ile Ayvalık ilçesi arasında bulunmaktadır. Zeytinyağı ile ünlüdür.
Ünlü Artur ve Turkuaz yazlık siteleri bu ilçe sınırları içinde bulunmaktadır.
Kuzeyinde Edremit Körfezi ve Burhaniye İlçesi, güneyinde Ayvalık İlçesi ve batısında Edremit Körfezi bulunmaktadır.
İlçede Boşnak göçmenleri çoğunluğu oluşturmaktadır. Bunların yanında yerli yörükler, Yunanistan muhacirleri ve Arnavutlar da bulunmaktadır.
Gömeç anlamı, kısaca tanımı:
Balıkesir : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.
Burhan : Kanıt. Belgit.
Ayva : Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.
Bulunmak : Herhangi bir durumda olmak. Bir yerde olmak. Bulma işine konu olmak.
Zeytinyağı : Zeytin tanelerinden çıkarılan bitkisel yağ.
Ünlü : Ses yolunda bir engele çarpmadan çıkan ses, sesli, sesli harf, vokal: a, e, ı, i, o, ö, u, ü. Ün salmış olan, şöhretli, meşhur, şanlı, namlı, namdar, anlı şanlı.
Turkuaz : Bu taşın rengi. Yeşile çalan mavi renkte değerli bir taş, turkuaz mavisi, turkuaz yeşili, firuze. Bu renkte olan.
Yazlık : Yazın kullanılan (giyecek, ev vb.). Yazın oturulan yer.
Bağlı : Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Kapatılmış olan, kapalı. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Sınırlanmış, sınırlı. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun.
Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.
Gömeçarı : Arının iyi ve beğenilen bir çeşidi.
Gömeçeriği : Sonbaharda olgunlaşan, büyükçe bir çeşit erik.
Gömeçlenmek : Yılan çöreklenmek.
Gömeçler : Manisa ili, Yarbasan bucağına bağlı bir yer.
Gömeçotu : Bir çeşit tarla otu.
Gömeçyeli : Doğudan esen rüzgâr.

Bu kısımda Gömeç nedir? Gömeç ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gömeç tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gömeç hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.