Gözen nedir, Gözen ne demek
Gözen; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Başkasının ilgisini çeken, gösterişli kimse.
Sulak yer.
Kiler.
Pınar: Bugün gözen ayıkladık.
Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:
Tunceli kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Teknik terim anlamı:
Keler, bir çeşit kertenkele.
Sevimli, hoşa giden.
Gözen anlamı, kısaca tanımı
Açık gözenekli cilalama : Ağacın gözeneklerini doldurmayarak nefes almasına olanak tanıyan ve ağaç hissini kaybettirmeyerek ona saten bir görünüm kazandıran, çok ince bir kat ile uygulanan ve yoğun emek gerektiren cilalama yöntemi.
Bırakıntı gözenekliliği : Gerek yüzey pürüzleri, gerekse bırakım sırasında oluşan gaz yuvarlar nedeniyle, bırakıntıda beliren gözeneklilik.
Çember gözenek : Gözeneklerin çember biçiminde yığılması.
Gözenç : [Bakınız: Gözen].
Gözende : Sığırlarda olan bir çeşit hastalık.
Gözenek macunu : Cilâlanacak ya da verniklenecek ağacın gözeneklerini doldurmada kullanılan bir tür macun.
Gözenekli cam kröze : Gözenekli cam bir diski bulunan süzme krozesi; sinterlenmiş cam kröze adını da alır.
Gözenekli kayaç : Öğeleri arasında boşluklar bulunması nedeniyle su emme, su geçirme gibi fiziksel nitelikler taşıyan kayaç.
Gözenekli platin : Amonyum kloroplatinatın ısıtılmasından elde edilen, yüzeyinde ufak delikler bulunan yumuşak platin, platinlenmiş asbest.
Gözeneklilik katsayısı : Bir katıdaki gözeneklerin oylumca yüzdesi.
Gözenekölçer : Katı özdeklerin gözenekliliğini, başka bir deyimle akışkanlarla ilgili geçirgenliğini ölçen aygıt.
Gözenerk : Raf, dolap ya da duvarlarda oyularak yapılan eşya koyacak delik.
Gözeni : Başkasının ilgisini çeken, gösterişli kimse. Levha. Göz çapağı.
Gözenmek : Yırtık ve delik örülerek kapatılmak.
Gözente : Hlk. Konjunktivitis.
Gözenti : Karasevda denilen akıl hastalığı.
Gözenü : Başkasının ilgisini çeken, gösterişli kimse.
Makro gözenekli reçine : Yüksek oranda çapraz bağlı polimer maddelerden oluşan iyon değiştirici olarak kullanılan bir reçine türü.
Dağınık gözenek : Ağaç başkesitindeki gözeneklerin dengeli düzende dağılım gösterme durumu.
Gözene : Kovandan bal alırken arılardan korunmak için başa giyilen, ön tarafı telden başlık, gözlük.
Gözenek : Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri. Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş. Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık, mesame. Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri, mesame. Pencere. Bir işlemede, örgüde, ipliklerin kesilmesi, ayrı tutulması yoluyla oluşturulan boşluk, ajur.
Gözenekli : Gözeneği olan.
Gözeneklilik : Gözenekli olma durumu.
Gözeneksiz : Gözeneği olmayan.
Gözeneksizlik : Gözeneksiz olma durumu.
Diğer dillerde Gözeler anlamı nedir?
İngilizce'de Gözeler ne demek ? : loculi


Bu kısımda Gözen nedir? Gözen ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gözen tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gözen hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.