Gülümsemek nedir, Gülümsemek ne demek

  • Güler gibi olmak, hafifçe gülmek

"Gülümsemek" ile ilgili cümleler

  • "Hep ona doğru bakar, göz göze geldiklerinde gülümserdi." - N. Cumalı

Gülümsemek hakkında bilgiler

[Bakınız: güleç]

Gülümsemek ile ilgili Cümleler

  • Ali ve Mary birbirlerine gülümsemekten kendilerini alamadılar.
  • Canım gülümsemek istiyor.
  • Bütün yapman gereken gülümsemek.
  • Canım gülümsemek istemiyor.
  • Bazen gülümsemek için bir çiçek yetmeli.
  • Tom, gülümsemekten kendini alıkoyamadı.
  • Ali gülümsemek zorunda kaldı.

Gülümsemek anlamı, kısaca tanımı:

Gülümseme : Gülümsemek işi, tebessüm.

Hafif : Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan. Önemli olmayan. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Etkisi az olan, sert karşıtı. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Güç veya yorucu olmayan, kolay.

Gülmek : Mutlu, sevinçli zaman geçirmek, eğlenmek, hoşça vakit geçirmek. İnsan, hoşuna veya tuhafına giden olaylar, durumlar karşısında, genellikle sesli bir biçimde duygusunu açığa vurmak. Biriyle alay etmek.

Güleç : Her zaman gülümseyen, mütebessim.

Gibi : O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde. -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde.

 

Olmak : Bir şeyi elde etmek, edinmek. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Yitirmek, elinden kaçırmak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Geçmek, tamamlanmak. Sürdürmek, yürütmek. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Gerçekleşmek veya yapılmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Uymak, tam gelmek. Sarhoş olmak. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Yol açmak. Bulunmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur.

Hafifçe : Hafif olarak, hafif bir biçimde, belli belirsiz.

Diğer dillerde Gülümsemek anlamı nedir?

İngilizce'de Gülümsemek ne demek? : v. smile

Fransızca'da Gülümsemek : sourire, rire du bout des dents, se dérider

Almanca'da Gülümsemek : v. belächeln, lächeln, schmunzeln

Rusça'da Gülümsemek : v. улыбаться, усмехаться, улыбнуться