Smile türkçesi Smile nedir

  • Gülmek.
  • Gülümsemek.
  • Parlamak.
  • Gülücük.
  • Gülümseme.
  • Onamak.
  • Lütuf.
  • Gülücük yapmak.
  • Gülümseyerek (bir şeyi) göstermek.
  • Tebessüm etmek.
  • Gülümseme ile karşılık vermek.

Smile ile ilgili cümleler

English: Ali couldn't help but smile slightly.
Turkish: Ali hafifçe gülmekten kendini alamadı.

English: A smile sends a friendship signal.
Turkish: Bir gülümseme dostluk işareti gönderir.

English: Ali doesn't smile so much anymore.
Turkish: Ali artık çok gülümsemiyor.

English: A smile is the same in every language.
Turkish: Gülümseme, her dilde aynıdır.

English: Ali could tell by that smile on Mary's face that she had had a good time at the party.
Turkish: Ali partide eğlendiğini Mary'nin yüzüne o gülümsemeyle söyleyebildi.

Smile ingilizcede ne demek, Smile nerede nasıl kullanılır?

Smile approval : Gülümsemeyle kabul etmek. Gülümseyerek onayladığını göstermek.

Smile at : Birisine gülümsemek.

Smile away : Gülümseyerek geçiştirmek.

Smile on : Gülmek. Onaylamak. Yüzüne gülmek. Gülmek (talih, doğa vb). Destek olmak.

Smile radiantly : Neşe saçarak gülmek.

Have a smile : Gülmek.

Angelic smile : Melek gülümsemesi. Melek gülüşü. Aziz gülümsemesi. Masum gülümseme.

A suspicion of a smile : Belli belirsiz gülümseme.

Give us a smile : Gülüşünü görmemize izin ver. Gülümse. Tebessüm et.

 

Saccharine smile : Tatlı gülümseyiş.

İngilizce Smile Türkçe anlamı, Smile eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Smile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boon : İhsan. Nimet. Neşeli. Rahatlık. İyilik. Bağış.

Chortled : Kahkaha. Kıkırdama. Kıkır kıkır gülmek. Kıkırdamak.

Laughed : Sevinmek. Gülerek neden olmak.

Laugh : Gülerek neden olmak. Sevinmek. Gülüş. Kahkaha atmak. Gülüşme. Kahkahayla gülmek. Gülme. Hande. Eğlenmek.

Approve : Uygun görmek. Razı gelmek. Kabul etmek. Hoş karşılamak. Olumlu bulmak. Razı olmak. Uygun bulmak. Doğru bulmak.

Blinked : Pırıldamak. Göz ardı etmek. Göz kırpmak. Görmemezlikten gelmek. Yanıp sönmek. Işıldamak. Kaçınmak. Titreşerek parlamak. Göz yummak.

Adjust : Ayarlama. Düzeltmek. Ayarlamak. Alışmak. Alıştırmak. Bir ölçü aracını, ırakgörürü istenilen koşulları sağlayacak biçimde kurup çalışır duruma getirmek. Hizaya getirmek. Adapte olmak. Uymak. Halletmek.

Grace : Teşrif etmek. İncelik. Süre. Güzellik. Şükran duası. Onur vermek. Kayra. Süslemek. Bezemek.

Laughs : Gülerek neden olmak. Sevinmek.

Titter : Kıs kıs gülmek. Kıkırdama. Kıkır kıkır gülmek. Kıkırdayış. Tebessüm. Kıkır kıkır gülme. Kıkırdamak.

Smile synonyms : facial gesture, coruscates, smiling, titters, approves, beam, mercy, condoned, smirk, favor, ratifying, complaisance, beneficence, kindliness, ratifies, kindness, grin, grinning, countenanced, beams, condones, beamed, ratified, facial expression, make a face, in bulk, ridicule, pull a face, have a smile, chortles, nickered, grimace, coruscated.

 

Smile ingilizce tanımı, definition of Smile

Smile kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To express by a smile. To laugh silently. The act of smiling. Opposed to frown. As, to smile consent. To express amusement, pleasure, moderate joy, or love and kindness, by the features of the face. To smile a welcome to visitors. A peculiar change or brightening of the face, which expresses pleasure, moderate joy, mirth, approbation, or kindness.