Güneyi nedir, Güneyi ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Her zaman güneş alan yer.

Güneyi ile ilgili Cümleler

  • Fransa'nın güneyindeki iklim ideal.
  • Tom'un hayali Fransa'nın güneyinde küçük bir kasabada yaşamak.
  • İspanya'nın güneyindeki büyük bir kentte yaşar.
  • Okulumuz şehrin güneyindedir.
  • Fransızlar bu yaz için güneyi seçti.
  • Boston'un otuz mil güneyinde bir benzin istasyonundayım.
  • Fransa İngiltere'nin güneyindedir.
  • Benim ülkem Kuzey Afrika'da ve Akdeniz'in güneyinde yer alır.
  • Onlar Fransa'nın güneyindendir.
  • Napoli İtalya'nın güneyindeki en büyük şehirdir.

Güneyi anlamı, kısaca tanımı

Güne : Çok güneş alan yer

Güney : Solunu doğuya, sağını batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, cenup, kuzey karşıtı. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Lodos. Güneş gören yer.

Güneyik : Hindiba. Muş şehrinde, Korkut ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Güneyişmesi : Öğle ile ikindi arası.

Her zaman : Ara vermeden, sürekli, daima, sık sık.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

 

Güneş : Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam. Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi.

Alan : Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

Zama : Üzengi kayışı. Çarkta bükülürken iki kazık arasında birbirine eklenerek katlanan kıl ipi katlarından her birinin boy ölçüsü. Enişte. Güvey.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Her : Önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz.

Diğer dillerde Güneyhaçı anlamı nedir?

İngilizce'de Güneyhaçı ne demek ? : crux, cru (crucis) cross