Gangs türkçesi Gangs nedir

Gangs ile ilgili cümleler

English: Ali is a gangster.
Turkish: Ali bir gangster.

English: He's being threatened by a certain gangster.
Turkish: Belirli bir gangster tarafından tehdit ediliyordu.

English: A group of gangsters stole money.
Turkish: Bir grup çete parayı çaldı.

English: He is threatened by a certain gangster.
Turkish: O belirli bir gangster tarafından tehdit edilmektedir.

English: A group of gangsters stole the money.
Turkish: Bir grup gangster parayı çaldı.

Gangs ingilizcede ne demek, Gangs nerede nasıl kullanılır?

Gangsaw : Testere. Katrak.

Gangsman : Ekip başı. Postabaşı.

Gangsta : Haydut. Suç veya sokak çetesi üyesi. Eşkıya. Çete üyesi.

Gangsta rap : Kent sokak çetelerindeki hayat hakkında şarkı sözleri olan rap müziği.

Gangster : Gangster. Çeteci. Haydut.

Gang bang : Grup seks. Karmaşık bir ürünü hızlı bir şekilde bitirmek için birçok programcı kullanma (bilgisayar). Toplu tecavüz (halk argosu). Birkaç kişinin bir kişiyle cinsel ilişkiye girdiği durum (halk argosu). Çoklu cinsel ilişki. Aynı anda birden çok kişiyle eş değiştirerek ilişkiye girme.

Gang leader : Çete başı.

Gangsterism : Organize suç örgütü içinde olma. Organize suç. Gansterlik. Gangsterlik. Şantaj. Mafyacılık.

 

Gangster film : Gangster filmi. Polis filminin bir çeşidi; abd'deki gangster çevresini konu alan film. kentleri haraca kesen, kenti etki bölgelerine ayıran, bu bölgeleri genişletmek için kendi aralarında ya da polisle çatışan gangster çetelerini ele alır. bu filmler bazen bir toplumsal eleştiri özelliği de taşır. genellikle canlı, devinimli, hızlı dizemli, gerilimi bol, kurgunun büyük önem taşıdığı film çeşididir. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Gang of murderers : Kana susamış kabadayılar grubu. Caniler çetesi. Katiller grubu. Şiddet çetesi.

İngilizce Gangs Türkçe anlamı, Gangs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gangs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pool : Karı paylaşmak. Gölcük. Ortaya konan para. Bilgisayar, eskrim, ekonomi alanlarında kullanılır. Paylaşmak. Tecimde yarışıma yer vermemek amacıyla mal ederlerini saptayan tecimsel birlik. birkaç yapımcı kuruluşun sağladıkları kazançları bir bölümü ya da tümü ile (pool) adı verdikleri ortak vezneye yatırmak için aralarında yaptıkları sözleşme. Bir araya getirmek. Aralarında karşılaşmalar yaparak, bir üst duruma geçecek olan aynı basamaktaki dönüde yer alan en az 4, en çok 10 yarışmacıdan ya da takımdan kurulu dizi. Birleştirmek. Havuz.

Ganging : Posta. Harekete geçmek. İş postası. Avene. Şebeke. Kol. İşbirliği yapmak. Birleşmek.

Cartload : Bir araba dolusu şey. Bir araba. Yığın.

Brigade : Liva. Askeri birlik. Tugay.

Covey : Aynı kuluçkadan çıkan yavruların tümü. Kuş sürüsü. Keklik sürüsü. Çil. Familya. Sürü (kuş).

 

Party : Eğlence. Hissedar. Grup anlamına gelecek şekilde kullanılan sözcük. Ortak. Yöre. Abone. Davet. Taraf. Topluluk. (parti yaparak) kutlamak.

Mobster : Haydut. Gangster.

Outfit : Gereçler. Araç gereç. Gemi donatımı. Donatmak. Aletler. Malzeme. Donatı. Donatma.

Bevies : Kızlar grubu. Zümre. Kuş sürüsü. Kız sürüsü. Kalabalık bir grup.

Coveys : Familya. Sürü (kuş). Aynı kuluçkadan çıkan yavruların tümü. Kuş sürüsü. Çil.

Gangs synonyms : youth gang, organized crime, gangdom, outfits, clique, bevy, bunches, categories, outfitted, guerrilla, firms, platooning, pack, flocks, network, assemblage, ring, guerillas, crews, batteries, burtons, cartloads, clump, brigades, gangster, body, crowd, nest, category, gang, batch, droves, platoon.