Gargalak nedir, Gargalak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dalgaların sahile vurduğu odun ve ağaç parçaları.

Selin getirdiği çör çöp.

Gargalak kısaca anlamı, tanımı

Garga : Keten ipliği sarılan kalın kalem. Kamış, bataklık kamışı. Karga

Gargal : Harçsız taş duvar.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Selin : Övün. Gür akan su. Orta Asya’da yetişen, bodur, sürekli yeşil kalan bir bitki.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Sahil : Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü, kıyı, yaka, yalı.

Dalga : Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.

 

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).

Seli : Harman savurmakta kullanılan dört dişli araç, bir çeşit yaba. Çeşit.

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

Odun : Yakılmak için kesilmiş, parçalanmış ağaç. Anlayışsız ve kaba (kimse).

Sahi : Gerçekten, gerçek olarak.

Çöp : Saman inceliğinde herhangi bir sap, dal veya tahta parçası. Yararsız, pis veya zararlı olduğu için atılan ufak tefek şeylerin hepsi, gübür. Kalın keten lifinden yapılan ip. Evsel atık. Araba tekerleğindeki ipsitleri birbirine bağlayan parmak kalınlığındaki çivilerden herbiri. (Mudurnu Bolu).

Çör : Bir çeşit hayvan hastalığı, sığır vebası. Tuzlu. [Bakınız: çor]. Küçük yara, bere. Mısır sapı. Şeytan. Yabani ahlatın dikeni. Mısırın biçildikten sonra toprakta kalan kısmı.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Gaolao sığırı anlamı nedir?

İngilizce'de Gaolao sığırı ne demek ? : gaolao cattle