Garsamba nedir, Garsamba ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İnsan kalabalığı: Düşün evine garsambadan giremedim.

Gereksiz eşya kalabalığı: Topla şu garsambayı ayak altından.

İnsana yük olan, tembel (kimse için): Bırak şu garsambayı canım.

Felâket.

Tüyleri döken bir çeşit tavuk hastalığı.

Buzlu şurup.

Garsamba anlamı, tanımı

Gars : İki kürek kemiği arası. Odunun özü ile kabuğu arasındaki bölüm. Kars

Garsambac : Buzlu şurup.

Garsambaç : Buzlu şurup. Kar ve pekmez karıştırılarak yapılan yiyecek.

Garsambalık : İnsan kalabalığı. [Bakınız: garsamba]. Gereksiz eşya deposu.

Ayak altı : Kapı önü.

Gereksiz : Gereği olmayan, yararsız, lüzumsuz. Boş yere.

Hastalı : Hastalıklı.

Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Felaket : Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntılara yol açan olay veya durum, yıkım, bela. Çok kötü. Şaşırtıcı, hayrete düşürücü.

Tembel : İş görmeyi, çalışmayı sevmeyen, çaba göstermekten, sıkıntıdan kaçan (kimse), üşengeç. Fonksiyonunu yerine getirmede yavaşlık gösteren (organ).

Kalaba : Kalabalık.

Şurup : Çok kaynatılarak koyulaştırılmış şerbet. İçinde çok miktarda şeker bulunan koyu sıvı kıvamda olan ilaç. Çeşitli meyve özleri ve şekerin kaynatılmasıyla elde edilen içecek.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

 

Tavuk : Sülüngillerden, eti ve yumurtası için üretilen kümes hayvanı (Gallus).

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

Girem : Fransızca kökenli gramme: gram; bk. ayrıca direm. Fransızca kökenli creme: krem.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Buzlu : Buz tutmuş, buz bağlamış olan. Buz içinde tutularak, içine buz katılarak soğutulmuş.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Diğer dillerde Garo uygulaması anlamı nedir?

İngilizce'de Garo uygulaması ne demek ? : garrot application