Gasses türkçesi Gasses nedir

Gasses ingilizcede ne demek, Gasses nerede nasıl kullanılır?

Degasses : Zehirli gazlardan arındırmak.

Gassed : Zehirli gazda kirlenmiş. Gaz olmuş. Gaz zehirlenmesine uğramış. Gazlı. Gaz bulaşmış. Zil zurna sarhoş. Gaz ile doldurulmuş.

Gasser : Gaz veren şey. Gaz çıkaran kimse veya şey. (argo terim) küstah kişi. Doğal gaz kuyusu. Atıp tutan kimse. Çok beğenilen şaka. Gaz sondajı. Doğalgaz veren kuyu. Gaz veren. (argo terim) çok eğlenceli veya göze çarpan bir şey (özellikle şaka).

Gasserian : 5 kranyal sinirde bulunan büyük ganglion.

Gassers : Doğal gaz kuyusu. Çok beğenilen ve başarılı kimse. Gaz çıkaran kimse veya şey. Gaz veren. Doğalgaz veren kuyu. Çok beğenilen şaka. (argo terim) çok eğlenceli veya göze çarpan bir şey (özellikle şaka). (argo terim) küstah kişi. (spor) benzin ile çalışan kalkış yarışı arabası. Standart benzin kullanan yarış otomobili.

Gassing : Gazlama. Gaz ayrıştırma. Saçmalık. Zehirleme. Gazla çalışma. Gaz verme. Gaz çıkışı. Yakma. Gazlanma. Zırva.

Gassy mine : Grizulu ocak.

Gassier : Gazlı. Gaz gibi.

Gassy : Gazlı. Gaz gibi. Gaz kapsayan. Gaza benzeyen. Gaz dolu.

Gassiness : Gaz özelliğinde olma. Gazla doluluk. Gazla dolu olma. Gaz içerme durumu. Gazlı olma durumu.

 

İngilizce Gasses Türkçe anlamı, Gasses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gasses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boast : Övünç. Övünme. Övünç duymak. Büyük konuşmak. İftihar. Sahip olmaktan gurur duymak. Böbürlenmek. İftihar etmek.

Blethering : Gereksiz konuşma. Zırva. Saçma. Abuk sabuk konuşmak. Saçma sapan konuşmak. Saçmalık.

Reassess : Tekrar değerlendirmek. Yeniden değerlendirmek.

Censor : Mektup ve yazışmaları okuyan görevli (ordu, okul vb'de). Ön denetim. Sansürden geçirmek. Denetlemek. Denetleyici. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sanat, yazın yapıtlarının yayımından önce denetlenmesi. Sansür. Herhangi bir tiyatro yapıtını, öndenetim ya da sıkıdenetim tarafından yasaklamak. Denetleme işini gerçekleştirmek.

Judge : Hakemlik etmek. Değer biçmek. Kanısında olmak. Tahmin etmek. Değerlendirmek. Yargıç. Hakemlik yapmak. Yarış yargıcısı. Hükme bağlamak. Atletizm, hukuk, eskrim alanlarında kullanılır.

Brag about : Gururlanmak. -den övünerek bahsetmek. Böbürlenmek. Kibirlenmek.

Refueled : Yakıt ikmal etmek. Yeniden yakıt almak. Yakıt ikmali yapmak.

Tank up : İstimini almak. Depoyu doldurmak. Doldurmak (taşıtın benzin deposunu).

Financial loss : Maddi bilanço. Maddi hasar. Maddi kayıp. Mali kayıp.

Brags : Yüksekten atmak. Cart curt ötmek. Avurt zavurt etmek. Övmek. Tafra satmak. Palavra atmak. Böbürlenmek.

Gasses synonyms : kick ass, ranting, exulted, crowed, mark, babble, losings, bragged, criticises, standardise, refuelled, crow, evaluate, valuate, exult, kick butt, boast about, blah blah, blathering, rant, babbles, praise, measure, blathered, rant and rave, blathers, pass judgment, fuel up, refuelling, criticise, gas, rate, reevaluate.

 

Gasses zıt anlamlı kelimeler, Gasses kelime anlamı

Criticize : Ayıplamak. Eleştiri yöneltmek. Kritik etmek. Eleştirmek. Kritiğini yapmak. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Kusur bulmak. Yermek. Tenkit etmek. Eleştiri getirmek.

Winnings : Kazanç. Kazanılan para. Kumarda kazanılan para. Kazanç (para olarak).