Gastrostege türkçesi Gastrostege nedir

  • Yılanlarda (ophidia), vücudun ventralinde, ağzın arkasından başlayarak anüse kadar tek sıra halinde dizili pullar. ventral pullar.
  • Bk. ilk bağırsak boşluğu.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Gastrosöl.
  • Gastrosteg.

Gastrostege ingilizcede ne demek, Gastrostege nerede nasıl kullanılır?

Gastrostomy : Gastrostomi. Cerrahi müdahaleyle midede açılan delik. Karın duvarıyla mide arasında ameliyatla geçit oluşturulması. Mideyi karın cildine ağızlaştırma operasyonu.

Esophagogastrostomy : Özofagogastrostomi. Özofagus ile midenin ağızlaştırılması.

Gastroschisis : Karın duvarındaki doğuştan çatlak. Karın yarığı. Gastroşizis. Karın duvarının doğuştan yarık olması. Karın duvarının doğuştan yarık olması (tıp veya medikal terimi).

Gastroscope : Mide içine bakmaya yarayan alet. Mideiçi göstergeci. Gastroskop. Mide içini muayene etmek için kullanılan cihaz. Midenin içini inceleyen alet.

Gastroscopic : Gastroskop veya gastroskopiye ait. Gastroskopiye ait. Gastroskopiyle ilgili. Midenin gastroskop ile muayene dilmesiyle ilgili.

Gastrosplenic : Gastrosplenik.

Gastroscopy : Endoskopla midenin incelenmesi. Mide içinin muayenesi. Midenin gastroskop ile muayene edilmesi. Mideiçi incelemesi. Gastroskopi. Midenin endoskopik tetkiki.

Gastrosomatic index : Gastro somatik indeks. Balıklarda toplam bağırsak ağırlığının vücut ağırlığına oranının yüzde ifadesi. Gastrosomatik indeks.

 

İngilizce Gastrostege Türkçe anlamı, Gastrostege eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gastrostege ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

 

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Aardvark : Karınca yiyen. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Yerdomuzu.

Gastrostege synonyms : a cell, acacia, gastrocoele, aardwolf, abacus bodies, gastrocoel, abo blood groups system, abductor muscle.

Gastrostege ingilizce tanımı, definition of Gastrostege

Gastrostege kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of the large scales on the belly of a serpent.