General ability türkçesi General ability nedir

  • Genel yetenek.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Ölçülen yeteneklerin ortalaması sayılan yetenek. genel zeka.
  • Genel beceri.

General ability ingilizcede ne demek, General ability nerede nasıl kullanılır?

General : Komutan. Genel. Yalpı. Orgeneral. Şef. Genel ilkeler. Baş. Tarikat lideri. Genel mahiyette.

Ability : Becerik. Güç. Zeka. İşçiye ilişkin iş yapabilme yeteneği. Herhangi bir şeyi öğrenmek, bir işi yapmak ve tamamlamak ya da bir duruma başarıyla uymak konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç. kişinin kalıtımsal olarak öğrenmesini çerçeveleyen sınır. dışarıdan gelen bir etkiyi alabilme gücü. Liyakat. İktidar. Kabiliyet. Beceri. Çalışma gücü.

General acceptance : Genel kabul. Ödek üzerinde yazı ile belirtilerek ve altı imzalanarak gönderilen ve ödekte yazılı niceliğin tümüyle ve koşulsuz olarak kabul olunduğunu belirten kabul. Kayıtsız şartsız kabul. Genel olarak kabul. Tam kabul. Koşulsuz kabul. Kesin kabul.

General access denied error : Genel erişim kabul edilmeme hatası.

General account : Genel hesap.

General accounting : Genel muhasebe.

İngilizce General ability Türkçe anlamı, General ability eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak General ability ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Academic year : Ders yılı. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Öğretim yılı. Eğitim öğretim yılı. Akademik yıl.

Achromatopsia : Renk körlüğü. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Akromatopsi.

Abstract intelligence : Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği. Soyut zeka.

Academy : Akademi. Bilim adamları topluluğu. Medrese. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Okul. Yüksek okul. Yüksekokul. Plato'nun kurduğu felsefe okulu.

Abulia : İrade yitimi. İstem yitimi. İstenç yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Abuli. Kayıtsızlık. İrade kaybı. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Abulya.

A priori knowledge : Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. A priyori bilgi. Önsel bilgi.

Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.

Accustoming : Alıştırmak. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Yetiştirim. Ünsiyet. Ülfet.

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

 

Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.

General ability synonyms : academic intelligence, abstract reasoning, academy of economic and commercial sciences, achievement age, achievement tests, academic preparation.