Geneva conference türkçesi Geneva conference nedir

  • Cenevre konferansı.
  • Onsekiz ülkenin 1947 yılında bir araya gelip gümrük tarifeleri ve ticaret genel anlaşmasını imzaladığı konferans. krş. gümrük tarifeleri ve ticaret genel anlaşması.
  • İktisat alanında kullanılır.

Geneva conference ingilizcede ne demek, Geneva conference nerede nasıl kullanılır?

Geneva : Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Cin. Ardıç rakısı. İowa eyaletinde şehir. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Ohio eyaletinde şehir. Nebraska eyaletinde şehir. New mexico eyaletinde şehir. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Cenevre.

Conference : Toplantı. Konferans. Meşgul. Görüşme. Görüş alışverişi. Kongre. Müzakere. Birlik. Lig.

Geneva agreements : Cenevre anlaşmaları.

Geneva convention : Cenevre anlaşması. Cenevre antlaşması. Cenevre sözleşmesi. Cenevre konvansiyonu.

Geneva cross : Genellikle 35 mm'lik göstericilerde filmin aralı devinimini sağlayan ve biçimi malta haçını andıran ufak parça. Malta haçı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Geneva gown : Siyah cüppe.

İngilizce Geneva conference Türkçe anlamı, Geneva conference eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Geneva conference ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

 

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Geneva conference synonyms : a change in supply, ability to pay approach, a change in demand, a pass through certificate, a shift in individual demand, a group shares.