Genres ingilizcede ne demek, Genres nerede nasıl kullanılır?

 

Cinematographic genres : Sinema türleri. Filmlerin, belli bir konuyu işlerken kullandığı gereçlere, çeşitli öğelerin kullanılış biçimine, belli bir konuyu ele alış açısına göre ortak yönleri bulunarak yapılan kümelendirme sonunda ortaya çıkan bölümler. (başlıca türler belgesel, tarihsel, yaşamöyküsel, destan, kovboy filmi, ağlatı, dram, melodram, güldürü, müzikli danslı film, serüven filmi, polis filmi, korku filmi, önceleme filmi, soyut ya da salt film, canlandırmadır). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Genre painting : Tür resmi. Tür tablosu. Günlük hayatı resmeden tablo çeşidi.

Genre scene : Tür tablosu. Günlük hayatı resmeden tablo çeşidi. Türe resmi.

Documentary genre : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Belgesel tür. Yapıntıya yer vermeyen ya da az yer veren; konusunu, gerecini doğrudan doğruya doğadan alan; dışımızdaki dünyayı gerçeğe elden geldiğince uyarak, nesnel bir tutumla yansıtmaya çalışan sinema, televizyon türü. (belgesel tür içinde değişik film ya da televizyon izlence çeşitleri yer alır).

Television genre : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İzlencelerin belli bir konuyu işlerken kullandığı gerece, çeşitli öğelerin kullanılış biçimine, belli bir konuyu ele alış açısına göre ortak yönleri bulunarak yapılan kümelendirme sonunda ortaya çıkan bölümler. başlıca türler belgesel (haber izlencesi, belgesel izlence, gezi-görüşüm, magazin izlencesi), okul televizyonu, açık oturum, yuvarlak masa izlenceleri, spor izlencesi, televizyon oyunu, dinletiler, eğlence izlenceleri, yarışma izlenceleri, hava durumu, tanıtıdır. ayrıca, özellikle, spor karşılaşmalarının, tiyatro, opera, eğlence yerlerinin canlı yayınları ile her çeşit film gösterimi de önemli bir yer tutar). Televizyon türleri.

Gendarme state : Jandarma devleti. Devletin sadece güvenlik, savunma, adalet, eğitim ve diplomasi görevlerini yerine getirmesi ve piyasaya hiçbir müdahale etmemesi gerektiği düşüncesine dayanan klasik liberalizmin devlet anlayışı.

Homeotic gen : Homeotik gen. Bir vücut parçasının diğerine çevrilmesi, bir böcek bacağının bir antene değiştirilmesi gibi mutasyona uğramış gen.

Gendarme : Zaptiye. Jandarma.

Gen : Bilgi vermek. Tam bilgi. Bilgi. Doğru bilgi. Doğru haber. Haber. Malumat. Esk.

Genre : Televizyon türleri. Üslup. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Biçim. Tarz. Janr. İzlencelerin belli bir konuyu işlerken kullandığı gerece, çeşitli öğelerin kullanılış biçimine, belli bir konuyu ele alış açısına göre ortak yönleri bulunarak yapılan kümelendirme sonunda ortaya çıkan bölümler. başlıca türler belgesel (haber izlencesi, belgesel izlence, gezi-görüşüm, magazin izlencesi), okul televizyonu, açık oturum, yuvarlak masa izlenceleri, spor izlencesi, televizyon oyunu, dinletiler, eğlence izlenceleri, yarışma izlenceleri, hava durumu, tanıtıdır. ayrıca, özellikle, spor karşılaşmalarının, tiyatro, opera, eğlence yerlerinin canlı yayınları ile her çeşit film gösterimi de önemli bir yer tutar). Nevi. Çeşit. Tür.

İngilizce Genres Türkçe anlamı, Genres eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Genres ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hue : Renk türü. Renk özü. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Renk tonu. Nüans. Nida. Ton (renk için). Mavi, yeşil, sarı, kırmızı, mor vb. ile belirtilen görsel duyulanma vergisi. not: bu vergi renkölçümsel bir büyüklük olan "baskın dalga boyu"nun (yaklaşık) ruhduyumsal (psikosansoriyel) karşılığıdır. Renközü. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Modalities : Usuller. Şekil. Yöntem.

Strong language : Küfür. Sert sözler. Sert dil. Küfürlü konuşma. Ağır söz.

Figure : Yer almak. Pos. Sayı. İfade etmek. Şahıs. Çizge. Saymak. Sanmak. Bir olayın çeşitli durumlarını göstermeye ve birkaç değişken arasında karşılaştırma yapmaya yarayan çizgisel anlatım türü. Vücut yapısı.

Modus : Yöntem. Usul.

Format : Bir film ya da görüntülük üzerindeki resmin eni ile yüksekliği arasındaki oran. (ölçün filmlerde ve dar filmlerde bu oran 3:4 (1:1,33) tür. geniş görüntülük işlemleri bu oranın 1:2,70'e kadar çıkmasıyla gerçekleşir). tv. televizyon görüntülüğündeki resmin eni ile yüksekliği arasındaki oran; ölçün filmde olduğu gibi 3:4'tür. Sayfa düzeni. Resim boyu. Biçimlemek. Düzenlemek. Kitap düzenlemesi. Format atmak. Çerçeve oranı. Kitap boyu. Şekil.

Mood : Ruh durumu. Aksilik. Kök ve gövde durumundaki fiilin bildirdiği oluş ve kılışın; konuşan, dinleyen ya da kendisinden söz edilen şahıslar açısından ne biçimde, ne tarzda yansıtıldığını gösteren bir gramer kalıbı, bir anlatım biçimi. başladım, başlıyorsun, tatlandırmış, yuvarlanacaklar vb. türkçede kipler bildirme kipleri ve tasarlama kipleri olarak ikiye ayrılır. bunlara bk. Ruhsal durum. Haleti ruhiye. Keyif. Mizaç. Hava. Fiilin olumlu veya olumsuz yöndeki gerçekleşmesini, tasarlanan dilek, istek, şart, gereklilik veya emir kavramları içinde veren kipler: gitse (<git-se), gide<gid(-t-)-e; gid(-t-)-er-se, gitmeli (<git-meli), gitsin (<git-sin) vb. karşıtı bildirme kipleri’dir. Kip.

Conformation : Adaptasyon. Bir molekülde molekülün kovalent yapısında değişiklik olmaksızın, tek bağlarda atomların dönüşüyle üç boyutlu düzenlenme. bir konformasyondan diğerine dönüşte kovalent bağların parçalanması ya da oluşmasına gerek yoktur. Konoluşum. Uydurma. Uyuşum. Uygunluk. Uyarlama. Vücudun yapı, biçim ve orantısı. moleküllerin uzayda doğal olarak sahip oldukları üç boyutlu yapı. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yapı.

Descriptions : Açıklamalar. Tasvir. Tarif. Tanım. Tanımlama. Betimleme.

Wordings : Yazılış tarzı. İfade. Anlatım. Cümle yapısı. Sözcüklerle anlatım. Söz. İfade tarzı. Lafız. Anlatım biçimi.

Genres synonyms : grammatical gender, kindler, grammatical category, brilliance, assortment, pyrotechnics, figuration, casts, breed, category, coruscation, mode, configuration, feminine, item, eidos, kind, ilks, scintillation, kindlers, configurations, masculine, wording, in fashion, intelligence, formating, types, denomination, methods, ilk, denominations, modi, assortments.

Genres zıt anlamlı kelimeler, Genres kelime anlamı

Stupidity : Aptallık. Hıyarlık. Akılsızlık. İneklik. Eşeklik. Budalalık. Aptalca hareket. Mankafalık. Ahmaklık. Keleşlik.

Genres ile ilgili yorumlar  

Bu kısımda Genres kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Genres ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Genres anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Genres ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.

Popüler Konular

En Son Yorumlar

  • Difüzyon: DİFÜZYON (YAYINMA) OLAYI Ne demek? Farklı yoğunlukta iki ayrı fazda bulunan iki madde moleküllerinin birbiri içine yayılması...
  • Endikasyon: İki anlamı vardır. Herhangi bir hastalığa ilişkin izlenmesi gereken tedavi yöntemlerini ve tedavi içindeki sürecin gidişati...
  • Ekosistem: Ekosistemdeki bozulmaların çevreye etkileri nelerdir? Ekosistemdeki bozulma bir bütün olan çevrenin yapı ve işleyişini olumsu...
  • Ekosistem: Ekosistemlerin belirgin özelikleri nelerdir? Bir ekosistem biyosferin, bir bölümü ya da parçasıdır ; büyüklüğü ya da geni...
  • Yolantı: ..yolantı kelimesi YOLAK veya ( dağda ) patikadan çok farklı değil sanırım....( muğla ) yerkesikde patika az kullanılır..b...