Geographical determinism türkçesi Geographical determinism nedir

  • Coğrafyasal gerekircilik.
  • Toplumbilimde, toplumsal gelişmenin baş etkeninin coğrafyasal öğeler (iklim, toprak, su kaynakları vb.) olduğunu savunan okul.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.

Geographical determinism ingilizcede ne demek, Geographical determinism nerede nasıl kullanılır?

Geographical : Yercil. Yöresel. Coğrafi. Coğrafik. Coğrafya ile ilgili.

Determinism : Kaçınılmaz sona inanma. Belirlenimcilik. Muayyeniyetçilik. Gerekircilik. Belirlemecilik. Nedenselliğin genel olarak geçerli ve nesnel nitelikte olduğunu, bütün olayların belli nedenleri bulunduğunu, bu zorunlu bağlantıyla öngörünün ve işlemsellik olanağının sağlandığını savunan görüş. Determinizm. Belirlilik. Her türlü olayın, başka olayların ya da daha önceki koşulların gerekli ve kaçınılmaz bir sonucu olduğunu ileri süren, genellikle özgür istenci yadsıyan öğreti. aynı nedenlerin sürekli olarak aynı sonuçları verdiğini söyleyen bilim ilkesi. Evrendeki oluşumların, belli yasal gidişler ya da neden-sonuç ilişkilerinin zorunlu ürünü olduğunu savunan düşünbilim anlayışı.

Geographical area : Coğrafi alan. Coğrafi bölge. Coğrafik bölge.

Geographical co ordinates : Coğrafya konsayıları. Yeryuvarlağı üzerinde herhangi bir noktanın yerini, o noktanın enlem ve boylamını birlikte vererek saptama yöntemi, bk. enlem, boylam.

 

Geographical concentration : Coğrafi yoğunlaşma. Aynı malı üreten işletmelerin belirli bir bölgede toplanması.

Geographical coordinates : Coğrafya konsayıları. Yeryuvarlağı üzerindeki noktaların enlem ve boylam değerlerini belirten dizge. temel daireler, eşlek ve greenwich öğlenidir. Coğrafi koordinatlar.

İngilizce Geographical determinism Türkçe anlamı, Geographical determinism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Geographical determinism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

All round development of individual : Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi. Tümsel gelişim.

Aesthetic : Bedii. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi. Güzelduyu. Estetik.

Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.

Alienation : Yabancılaşma. Dengesizlik. Yabancı emek. Aliyenasyon. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Soğutma. Devir. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Ötekileştirme.

Abilities : Beceri. Yeterlik. Yetenekler. İktidar. Güç. Yetenek. Kabiliyet. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri.

 

Agnation : Soydaşlık. Baba tarafından akrabalık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Hısımlık. Akrabalık. Akrabalık (baba tarafından). Akrabalık (baba taraf.).

Age distribution : Yaş dağılımı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı.

Age group : Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş kümesi. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş grubu. Yaş öbeği.

Adaptive behavior : Adaptif davranış. Uyumlayıcı davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyarlamacı davranış. Uyumcu davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış.

Age grade : Yaş katmanı. Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman.

Geographical determinism synonyms : agression, aesthetical ideal, acculturation, affection, acclimatation, achievement motive.