Get ahead of somebody türkçesi Get ahead of somebody nedir

  • Önüne geçmek.
  • İleri olmak.

Get ahead of somebody ingilizcede ne demek, Get ahead of somebody nerede nasıl kullanılır?

Get : Duymak. Yalanını çıkarmak. Etmek. Uymak. Öldürmek. Canına okumak. Kazanmak. Ulaşmak. -tırmak. Satın almak.

Ahead : Öndeki. İlerde. Gelecekte. Önde. İleri. Önceden. Önümüzde. Önden. İleriki. Geminin baş tarafında.

Of : Yüzünden. -nın. Den. Hakkında. Karşı. -in. -dan. Li. -den. -den övünerek bahsetmek.

Somebody : Şahsiyet. Önemli kimse. Kimse. Önemli birisi. Kimisi. Bazısı. Bir kimse. Birisi. Biri.

Get ahead of : Geçmek (rakibi). -i geçmek. Aşmak. İleri gitmek. Yetişmek. Önünde olmak. Geçmek. Üstün olmak.

Be in advance of somebody : Yaşına göre olgun olmak.

Get ahead : Gelişme göstermek. Başarmak. Önde olmak. İlerlemek. İlerleme kaydetmek. Para biriktirmek. İlerleyerek diğerlerinin önüne geçmek. Tasarruf etmek. Başarılı olmak. Maddi açıdan daha iyi bir duruma girmek.

Ask leave of somebody : İznini istemek.

Be defamatory of somebody : İftira etmek. Şerefini lekelemek.

İngilizce Get ahead of somebody Türkçe anlamı, Get ahead of somebody eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get ahead of somebody ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Preclude : Men etmek. İmkansız kılmak. Meydan vermemek. Dışarıda bırakmak. Olanaksızlaştırmak. İmkansızlaştırmak. Önlemek. Menetmek. Engellemek.

 

Forestalled : Erken davranıp önlemek. Pusu kurmak. Önce davranıp engellemek. Önlemek. Engel olmak. Stoklamak. Önce davranmak. Önceden yapmak.

Obviate : Bertaraf etmek. Çözmek. Gereksiz kılmak. İzale etmek. Gidermek. Önlemek. Karşılamamak. Üstesinden gelmek. Çare bulmak.

Head off : Geçit vermemek. Savmak. Yol kesmek. Yönünü değiştirmek. Yolunu kesmek. Önlemek.

Obviated : İzale etmek. Önlemek. Karşılamamak. Çare bulmak. Gereksiz kılmak. Halletmek. Üstesinden gelmek. Gidermek. Yetmemek.

Forestalls : Önce davranmak. Önceden yapmak. Pusu kurmak. Engel olmak. Erken davranıp önlemek. Önlemek. Önce davranıp engellemek. Stoklamak.

Precluding : Engellemek. Alıkoymak. Önleme. Önlemek.

Forestalling : Stoklamak. Gıda ürünlerinin bir pazardan toplanıp aynı pazara daha yüksek oranda satılması. Önceden yapmak. Pusu kurma. Önleme. Önlemek. Yol kesme. Önüne geçme. Engel olma.

Prevent : Kösteklemek. Engel olmak. Engellemek. Mani olmak. Menetmek. Yol göstermek. Önden gitmek. Önlemek. Alıkoymak.

Precluded : Önlemek. Engellemek. Alıkoymak.

Get ahead of somebody synonyms : obviates, obviating, forestall, precludes, avert.