Give a fillip to türkçesi Give a fillip to nedir

  • Harekete geçirmek.
  • Teşvik etmek.

Give a fillip to ingilizcede ne demek, Give a fillip to nerede nasıl kullanılır?

Give : Esneklik. Yapıvermek. Bahşetmek. Esnemek. Düzenlemek. Bel vermek. Uçlanmak. Doğruluğunu kabullenmek. Koparmak. Dogruluğunu kabullenmek.

A : (herhangi) bir. Bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Miktar belirtir. Pek iyi. Amperin simgesi. En yüksek not. Belirli bir tür veya nitelikteki. La (müzik terimi). Argonun simgesi.

Fillip : Teşvik etmek. Hafif darbe. Fiske vurmak. Fiske. Özendirici şey. Harekete geçirmek.

To : Göre. -e göre. -e kadar. E doğru. Kadar. Ya. Oranla. Ye. İla. Kala.

Give a bad name : Ad takmak. Adını kötüye çıkarmak. Adını karalamak.

Give a beating : Sopa çekmek. Dayak atmak. Yenmek. Dövmek. Ayağının altına almak.

Give a black eye : Gözünü morartmak.

Give a bias to : Peşin hüküm vermek.

Give a body to : Şekil vermek.

İngilizce Give a fillip to Türkçe anlamı, Give a fillip to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give a fillip to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Activated : Aktifleşmiş. Harekete geçmiş. Etkinleştirmek. Aktif hale getirilmiş. Etkinleştirilmiş. Harekete geçirilmiş. Etkinleşmiş. Etkinleşik. Etkin. Aktif hale getirmek.

 

Cathects : Canlandırmak. Gayrete getirmek. (psikoanaliz) bir başka insandaki veya fikirdeki veya nesnedeki duygusal veya zihinsel enerjiyi harcamak.

Actuate : Etkin hale getirmek. İşletmek. Kuvveden fiile çıkarmak. Harekete getirmek. Çalıştırmak. Faaliyete geçirmek. Tahrik etmek. Hareketlenmek.

Cheer : Alkışlamak. Keyif. Teselli etmek. Avutmak. Yüreklendirmek. Alkış. Neşeli sesler çıkarmak. Sevinçle bağırmak. Alkış tutmak.

Bestirred : Koşturtmak. Kaldırmak. Coşturmak. Yerinden oynatmak. Aceleye getirtmek.

Egg : Tahrik etmek. Damarına basmak. Yumurta. Genellikle yuvarlak şekilli, dişi eşey organında mayoz bölünmeleri sonucu teşekkül eden haploit kromozom sayılı, erkek eşey hücresi ile birleşerek zigotu meydana getiren, büyük, hareketsiz, bir hücre. ovum. Dürtmek. Torpido. Eşek şakası. Yumurta atmak.

Countenanced : Uygun bulmak. Desteklemek. Tasvip etmek. Onaylamak. Çehre. Uygun görmek. Onamak. Müsamaha etmek. Göz yummak.

Countenances : Teşvik. Tasvip etmek. Göz yummak. Yüz vermek. Desteklemek. Onaylamak. Onama. Uygun görmek. Yüz ifadesi. Çehre.

Eggler : Torpido. Dürtmek. Kışkırtmak. Taslak. Yumurta. Tahrik etmek. Yumurta atmak. Damarına basmak.

Countenance : Müsamaha etmek. Destek. Yüz vermek. İzin vermek. Teşvik. Uygun bulma. Göz yummak. Uygun görmek. Onay. Denge.

Give a fillip to synonyms : emboldened, bring into action, actuates, arouses, arouse, bestirring, drew, embolden, activates, cheer on, awakes, bestirs, actuating, emboldening, cheered, activate, actuated, countenancing, cathect, egging, awake, bestir.